2026 İnfaz Yasası Değişikliği Kimleri Etkiliyor?

2026 yılında yürürlüğe giren infaz yasası değişikliği, ceza hukukunu ve infaz sistemini doğrudan etkileyen önemli bir reform olarak öne çıkmaktadır. Bu düzenleme, sadece hükümlüleri değil, aynı zamanda hükümlü yakınlarını, cezaevi personelini, avukatları ve mağdur tarafları da yakından ilgilendirmektedir. Yasanın temel amacı, cezaevlerinin kapasitesini dengelemek, topluma kazandırma süreçlerini güçlendirmek ve infaz sistemini bireyselleştirmektir.

Yasa kapsamında birçok farklı suç türü için yeniden değerlendirme yapılmış ve infaz sürelerinde değişikliklere gidilmiştir. Bu değişiklikler, özellikle iyi hal uygulamaları, denetimli serbestlik süreci ve elektronik izleme gibi infaz yöntemlerinde daha esnek bir yaklaşım benimsenmesine olanak tanımaktadır. Yeni düzenlemeler, belirli koşulları sağlayan hükümlülere tahliye imkânı sunarken; toplumsal risk oluşturmayan, rehabilitasyona açık bireylerin daha erken serbest kalabilmesini de kolaylaştırmaktadır.

Bununla birlikte çocuk hükümlüler, kadın mahkûmlar, yaşlı veya engelli bireyler için özel hükümler içeren bu yasa, farklı sosyal grupların ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak bireysel infaz yöntemlerini geliştirmeyi hedeflemektedir. Özellikle ağır hastalığı bulunan veya hayatını yalnız sürdüremeyecek durumda olan mahkûmlar için alternatif infaz yöntemlerinin önü açılmıştır.

Yeni İnfaz Yasası ile Denetimli Serbestlik Süresi Değişti mi?

Denetimli serbestlik, cezanın bir kısmının cezaevi dışında, toplum içinde belirli kurallara uyarak tamamlanmasına imkân tanıyan bir infaz modelidir. 2026 infaz yasası ile birlikte bu uygulamanın kapsamı genişletilmiş ve bazı suçlar için daha erken denetimli serbestlik imkânı getirilmiştir. Önceki yıllarda sabit bir oran üzerinden uygulanan denetimli serbestlik süresi, artık suçun türüne, hükümlünün cezaevindeki davranışlarına ve rehabilitasyon sürecine aktif katılımına göre farklılaştırılabilecektir.

Yeni düzenleme ile birlikte bazı suçlar için denetimli serbestlik süresi %50’den %40’a kadar çekilebilmekte, bu da cezaevinde kalma süresini fiilen kısaltmaktadır. Ancak bu uygulamadan faydalanmak için belirli kriterlerin sağlanması şarttır. Hükümlünün herhangi bir disiplin cezası almamış olması, eğitim ve meslek kurslarına katılmış olması, iyi hal değerlendirmesinin olumlu sonuçlanması gibi etkenler denetimli serbestlik hakkı kazanılmasında önemli rol oynamaktadır.

Elektronik kelepçe ile izleme sisteminin yaygınlaştırılması da denetimli serbestliğin daha güvenli şekilde uygulanmasını sağlamaktadır. Böylece topluma yeniden kazandırma süreci daha kontrollü şekilde yürütülürken, aynı zamanda kamu güvenliği açısından da riskler minimize edilmektedir. Yeni yasa, özellikle suça karışmış genç bireylerin topluma yeniden entegrasyonunu kolaylaştırmak amacıyla sosyal destek programları ve psikolojik rehberlik hizmetlerini de denetimli serbestlik sürecine entegre etmeyi hedeflemektedir.

2026 İnfaz Düzenlemesi Kaç Yılı Kapsıyor?

2026 infaz yasası teknik olarak yalnızca 2026 yılını değil, yürürlüğe girdikten sonra uygulanacak uzun vadeli bir infaz rejimini kapsamaktadır. Bu nedenle yasa, 2026 ve sonrası yıllar için kalıcı infaz politikalarının temelini oluşturmak üzere hazırlanmıştır. Ancak bazı düzenlemeler, geçici maddelerle birlikte sadece belirli yıllar arasındaki suçlar veya davalar için geçerli olacak şekilde sınırlandırılmıştır.

İnfaz sürecinin başlaması için ceza davasının sonuçlanması ve hükmün kesinleşmesi gerekir. Bu noktada, birçok davanın ilk derece yargılaması Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yürütülür. Ceza mahkemesi süreci tamamlandıktan sonra infaz işlemleri devreye girer. Yani infaz yasasındaki değişikliklerden kimlerin etkileneceği, esasen yargılamayı yapan mahkemenin kararına ve hükmün niteliğine göre belirlenir.

Bu kapsamda yeni infaz düzenlemesi, yalnızca mevcut mahkûmları değil; yeni suçlardan hüküm giyecek bireyleri de etkilemektedir. Dolayısıyla uygulama, bir seferlik af niteliği taşımamakta, infaz hukukunun temel parametrelerini uzun vadeli biçimde yeniden tanımlamaktadır. Hukuki değerlendirme yapılırken sadece suç tarihi değil, cezanın kesinleşme tarihi ve infaz sürecinin ne zaman başlayacağı gibi unsurlar da dikkate alınmalıdır.

Cezaevinden Tahliye Şartları Yeni Yasayla Nasıl Değişti?

Cezaevinden tahliye şartları, 2026 infaz yasası ile birlikte yeniden yapılandırılmış ve daha çok kişiselleştirilmiş infaz modeli esas alınmıştır. Bu yeni modelde cezanın infaz süresi kadar, hükümlünün cezaevindeki tutumu, suçun niteliği, mağdurun durumu ve sosyal risk faktörleri gibi unsurlar da değerlendirme kriteri olarak kullanılmaktadır.

Artık yalnızca belirli bir süreyi doldurmak değil; aynı zamanda iyi hal kriterlerine uyum göstermek, rehabilitasyon sürecinde aktif yer almak ve cezaevi disiplini açısından olumsuz davranışlarda bulunmamak da erken tahliye açısından belirleyici rol oynamaktadır. Yeni düzenlemeyle beraber eğitim gören, meslek kazanan, kitap okuyan ve sosyal etkinliklere katılan mahkûmların erken tahliye şansı artmıştır.

Cezaevinden çıkış öncesinde uygulanan risk değerlendirme testleri, elektronik gözetim sistemleri ve sosyal hizmet uzmanı raporları da tahliye sürecinde etkili olmaya başlamıştır. Ayrıca sağlık durumu ciddi risk taşıyan mahkûmlar için de “tedavi amacıyla dış infaz” modelleri genişletilmiştir. Engelli bireyler, yaşlılar ve ileri kronik rahatsızlığı olanlar, cezaevi dışı koşullarda infaz hakkına daha kolay ulaşabilir hâle gelmiştir.

Tahliye sürecinde artık “topluma uyum kapasitesi” daha çok ön planda tutulmakta ve cezaların yalnızca “cezalandırma” değil, “topluma kazandırma” amacı güttüğü anlayışı öne çıkmaktadır.