Bir aracın kaza geçirdikten sonra yalnızca gözle görülen hasarları değil, aynı zamanda dışarıdan fark edilmeyen gizli hasarları da olabilir. Gizli hasar, aracın iç mekanik aksamında, şasi yapısında, elektronik sistemlerinde veya güvenlik bileşenlerinde meydana gelen fakat çıplak gözle tespit edilemeyen hasar türüdür. Özellikle ikinci el araç alım satımında, kiralık araçlarda, ticari kullanımdaki taşıtlarda ve değer kaybı tazminatı taleplerinde gizli hasar konusu son derece önemlidir. Araç yüzeysel olarak onarılmış ve dışarıdan sorunsuz görünse bile, iç aksamındaki bir hasar uzun vadede daha büyük zararlara ve değer kaybına yol açabilir. Bu nedenle gizli hasarın tespit edilmesi hem güvenlik açısından hem de hukuki ve mali değerlendirmeler açısından kritik bir süreçtir. Gizli hasarın nasıl anlaşılacağı, hangi belirtilerin bu konuda ipucu vereceği ve eksper incelemelerinin bu hasarı nasıl ortaya çıkardığı, araç sahipleri ve mağdur sürücüler için büyük önem taşır.
Araçta Gizli Hasarın Belirtileri Nelerdir?
Gizli hasarın ilk belirtileri çoğu zaman aracın rutin kullanımında ortaya çıkar. Bu belirtiler genellikle ufak aksaklıklar şeklinde başlar ancak zamanla büyük bir arızaya dönüşebilir. Örneğin aracın direksiyonunda normalin dışında bir sertlik, titreme veya boşluk hissedilmesi; süspansiyon sisteminde vuruntu sesleri; hızlanma sırasında aracın sağa ya da sola çekmesi; fren mesafesinde uzama gibi durumlar gizli bir mekanik hasara işaret edebilir. Bu tür belirtiler özellikle aracın şasi yapısında, rot kolunda, akslarda veya süspansiyon bileşenlerinde hasar olduğu durumlarda sıkça görülür.
Elektronik sistemlerdeki gizli hasar belirtileri de önemlidir. Modern araçlarda sensörler, hava yastığı modülleri, ABS-fren sistemi, elektronik stabilite programı ve motor kontrol üniteleri gibi birçok kritik bileşen bulunur. Kaza sonrası bu sistemlerin bazıları görünür bir hasar olmadığı halde hatalı çalışabilir. Gösterge panelinde sürekli yanıp sönen ikaz ışıkları, ara ara çalışan elektrik sistemleri, kapı sensörlerinin yanlış uyarı vermesi veya hava yastığı lambasının yanması gibi durumlar elektronik gizli hasarın tipik göstergeleridir.
Bazen gizli hasarın tek belirtisi araçta “farklı bir ses” olabilir. Zamanla artan uğultu, metal sürtme sesi, motor bölgesinden gelen hafif tıkırtılar veya alt şaseden gelen darbeye benzer sesler, aracın alt takımında veya motor bağlantı noktalarında hasar olduğunun işareti olabilir. Bu belirtiler hafife alınmamalıdır; çünkü gizli hasarlar zamanla daha büyük maliyetlere ve güvenlik risklerine yol açabilir.
Eksper İncelemesi ile Gizli Hasar Nasıl Ortaya Çıkarılır?
Gizli hasarın tespitinde en doğru yöntem, uzman bir eksper tarafından yapılan detaylı incelemedir. Eksper incelemesi yalnızca gözle bakılarak yapılan yüzeysel bir kontrol değil, aracın tüm mekanik, elektronik ve yapısal bileşenlerinin kapsamlı analizidir. Özellikle ağır hasarlı veya kaza sonrası onarım gören araçlarda gizli hasarın tespiti için bilgisayarlı diagnostik cihazlar, lift üzerinde alt takım incelemesi ve şasi ölçüm cihazları kullanılır. Şasi ölçüm cihazları aracın kazada almış olabileceği yapısal darbeleri milimetrik seviyede analiz eder. Aracın şasisinde eğilme, kayma veya burkulma varsa bu durum çıplak gözle görünmese bile cihaz tarafından tespit edilir. Bu tür hasarlar araçta ilerleyen dönemlerde ciddi güvenlik riski doğurur ve değer kaybını önemli ölçüde artırır.
Elektronik kontrol ünitesine bağlanan diagnostik cihazlar sayesinde aracın tüm sensörleri, modülleri ve elektronik sistemleri kontrol edilir. Kaza sonrası herhangi bir modülün hata kaydı varsa bu hata geçmişte silinmiş olsa bile sistem tarafından belirlenebilir. Bu yöntem özellikle hava yastığı sistemleri, ABS, ESP ve motor kontrol ünitelerindeki gizli hasarı tespit etmek için kullanılır. Eksper ayrıca aracın mekanik bileşenlerini kontrol ederek süspansiyon, direksiyon, aks ve fren sistemlerinde kazadan kaynaklanan ince çatlak, eğilme veya aşınma olup olmadığını belirler. Bu inceleme aracın uzun vadeli güvenliği ve değer kaybı hesaplaması açısından önemlidir.
Gizli Hasar Değer Kaybını Artırır mı?
Gizli hasar, değer kaybının en önemli belirleyicilerinden biridir. Değer kaybı yalnızca görünen hasarlar üzerinden değil, aracın yapısal bütünlüğünün bozulup bozulmadığına göre hesaplanır. Aracın şasisinde, direksiyon sisteminde, akslarda veya güvenlik modüllerinde gizli hasar bulunması durumunda aracın piyasa değeri ciddi şekilde düşer. Bu nedenle gizli hasar, doğrudan değer kaybını artıran bir unsurdur.
Sigorta şirketleri değer kaybı hesaplamalarında aracın hasar geçmişine, onarım kayıtlarına ve eksper raporlarına bakar. Eksper raporunda gizli hasar tespit edilmişse aracın hasar geçmişi daha ağır kabul edilir ve değer kaybı tazminatı daha yüksek olur. Özellikle şasi hasarı, elektronik güvenlik sistemlerinin devre dışı kalması veya önemli mekanik bileşenlerin zarar görmesi, aracın ikinci el piyasasında “riskli araç” kategorisine girmesine neden olur. Gizli hasar onarılmış olsa bile aracın değerini olumsuz etkiler. Çünkü yapısal hasar gören araçların fabrika çıkışındaki güvenlik performansı tamamen geri kazanılamaz. Bu nedenle gizli hasarın varlığı, değer kaybı tazminatını artıran önemli bir kriterdir.
Gizli Hasar Sigorta Şirketine Nasıl Bildirilir?
Gizli hasarın sigorta şirketine bildirilmesi, kazanın hemen ardından yapılması gereken önemli bir işlemdir. Öncelikle kaza tespit tutanağının düzenlenmiş olması ve aracın yetkili servise veya sigortanın anlaşmalı servisine götürülmesi gerekir. Servis tarafından yapılan incelemede gizli hasara ilişkin bulgular tespit edilirse, bu durum ayrıntılı şekilde raporlanır ve sigorta şirketine sunulur.
Sigorta şirketi gizli hasarın tespiti için eksper görevlendirir. Eksper raporu hem onarım sürecinin hem de değer kaybı talebinin temelini oluşturur. Gizli hasarın geç bildirilmesi, sigorta şirketinin bazı kalemleri kapsam dışında bırakmasına neden olabilir; bu nedenle kazadan sonra gecikmeden bildirim yapılması önemlidir. Gizli hasarın sigorta şirketine bildirilmesi yalnızca kasko için değil, trafik sigortası üzerinden talep edilecek değer kaybı tazminatı için de gereklidir. Eksper raporunda gizli hasar tespit edilmişse, araç sahibi bu raporu kullanarak kusurlu tarafın trafik sigortasından daha yüksek değer kaybı talep edebilir.