Anlaşmalı boşanma davası, eşlerin boşanma ve boşanmanın mali sonuçları ile çocuklara ilişkin konularda ortak irade göstermesi halinde açılan boşanma davasıdır. Çekişmeli boşanma davasına göre daha kısa sürede sonuçlanır çünkü taraflar kusur, nafaka, tazminat, velayet, kişisel ilişki, mal paylaşımı ve diğer sonuçlar hakkında önceden anlaşmaya varır. Mahkeme bu anlaşmayı doğrudan onaylamaz. Hakim tarafları bizzat dinler, iradelerinin serbest olup olmadığını değerlendirir ve protokol hükümlerinin hukuka uygunluğunu inceler.
Anlaşmalı boşanma davasının süresi mahkemenin iş yoğunluğuna, duruşma gününün ne kadar erken verildiğine, protokolün eksiksiz hazırlanmasına ve tarafların duruşmaya katılıp katılmamasına göre değişir. Uygulamada eksiksiz hazırlanmış bir anlaşmalı boşanma dosyası çoğu zaman çekişmeli davalara göre çok daha hızlı ilerler. Ancak dava açılır açılmaz taraflar hukuken boşanmış sayılmaz. Boşanma kararı verilmesi, gerekçeli kararın yazılması ve kararın kesinleşmesi gerekir.
Anlaşmalı boşanma davasında süreyi kısaltan en önemli unsur, dava dilekçesi ile anlaşmalı boşanma protokolünün açık, çelişkisiz ve uygulanabilir şekilde hazırlanmasıdır. Tarafların duruşmada protokolü kabul ettiklerini net biçimde beyan etmesi gerekir. Hakim, özellikle ortak çocuk varsa velayet, çocukla kişisel ilişki ve iştirak nafakası konularını çocuğun üstün yararı bakımından ayrıca değerlendirir. Bu nedenle sadece eşlerin anlaşması yeterli değildir. Protokolün mahkeme tarafından uygun bulunması da gerekir.

Anlaşmalı boşanma davası açmak isteyen kişiler, sürecin sadece duruşma gününden ibaret olmadığını bilmelidir. Dava dilekçesinin hazırlanması, protokolün düzenlenmesi, harç ve masrafların yatırılması, duruşma gününün verilmesi, duruşmada beyanların alınması, gerekçeli kararın yazılması ve kesinleşme işlemleri sürecin tamamını oluşturur. Bu aşamalardan biri eksik yürütülürse dava uzayabilir veya anlaşmalı boşanma gerçekleşmeyebilir.
Anlaşmalı boşanma sürecinde protokolün eksiksiz hazırlanması ve hak kaybı yaşanmaması için boşanma avukatı desteği alınması, özellikle nafaka, velayet, tazminat ve mal paylaşımı konularında sürecin daha sağlıklı ilerlemesine yardımcı olabilir.
Anlaşmalı Boşanma İçin Hangi Şartlar Gerekir?
Anlaşmalı boşanma için ilk şart, evliliğin en az bir yıl sürmüş olmasıdır. Bir yıldan kısa süren evliliklerde taraflar her konuda anlaşmış olsa bile anlaşmalı boşanma hükümleri uygulanmaz. Bu durumda dava çekişmeli boşanma davası olarak açılabilir veya bir yıllık süre dolduktan sonra anlaşmalı boşanma yoluna gidilebilir. Bir yıllık süre, resmi nikah tarihinden itibaren hesaplanır. Dini tören, nişanlılık dönemi veya fiilen birlikte yaşama süresi bu hesaplamada dikkate alınmaz.
İkinci şart, eşlerin mahkemeye birlikte başvurması veya bir eşin açtığı boşanma davasını diğer eşin kabul etmesidir. Taraflardan biri anlaşmalı boşanmayı kabul etmiyorsa dava anlaşmalı şekilde sonuçlanmaz. Kabul beyanının açık olması gerekir. Sadece boşanmak istiyorum demek yeterli olmayabilir. Tarafların boşanmanın tüm sonuçlarında uzlaşması gerekir.
Üçüncü şart, tarafların hakim tarafından bizzat dinlenmesidir. Anlaşmalı boşanma davasında vekil aracılığıyla takip mümkündür ancak eşlerin duruşmada şahsen hazır bulunması gerekir. Hakim tarafların baskı altında kalmadan, serbest iradeleriyle boşanmak isteyip istemediğini değerlendirir. Eşlerden biri duruşmaya katılmazsa genellikle anlaşmalı boşanma kararı verilemez. Bu durum davanın uzamasına veya çekişmeli davaya dönüşmesine neden olabilir.
Dördüncü şart, boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemenin hakim tarafından uygun bulunmasıdır. Mali sonuçlar arasında yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, maddi tazminat, manevi tazminat, ortak mallara ilişkin düzenlemeler ve tarafların birbirinden talep edip etmediği haklar yer alır. Çocuklara ilişkin konularda ise velayet, çocukla kişisel ilişki, eğitim ve bakım giderleri önem taşır.
Anlaşmalı boşanma protokolünde belirsiz ifadeler kullanılmamalıdır. Nafaka miktarı, ödeme günü, ödeme şekli, velayetin kimde kalacağı, çocukla görüşme günleri ve varsa tazminat miktarı açıkça yazılmalıdır. Örneğin çocukla kişisel ilişki konusunda sadece baba çocuğu görebilir gibi genel bir ifade yeterli olmayabilir. Gün, saat, tatil dönemi ve teslim şekli mümkün olduğunca net düzenlenmelidir.
Anlaşmalı Boşanma Tek Celsede Biter mi?
Anlaşmalı boşanma davası şartlar eksiksizse tek celsede bitebilir. Tek celsede bitmesi, mahkemenin ilk duruşmada boşanmaya karar vermesi anlamına gelir. Ancak bu kararın verilmesi tarafların o gün hukuken tamamen boşandığı anlamına gelmez. Kararın kesinleşmesi ayrıca gerekir. Duruşmada boşanma kararı verilse bile nüfus kayıtlarına işlenmesi için kesinleşme sürecinin tamamlanması gerekir.
Tek celsede boşanma için dava dilekçesi, anlaşmalı boşanma protokolü, kimlik bilgileri, varsa çocuklara ilişkin düzenlemeler ve mali sonuçlar eksiksiz olmalıdır. Hakim protokolde eksiklik veya çelişki görürse taraflardan açıklama isteyebilir. Bazı durumlarda protokolde değişiklik yapılmasını talep edebilir. Taraflar hakimin önerdiği değişiklikleri kabul ederse dava yine aynı duruşmada sonuçlanabilir. Kabul edilmezse anlaşmalı boşanma gerçekleşmeyebilir.
Anlaşmalı boşanmanın tek celsede sonuçlanmasını engelleyen başlıca durumlar taraflardan birinin duruşmaya gelmemesi, protokolde nafaka veya velayet konusunda belirsizlik bulunması, taraflardan birinin duruşmada fikrini değiştirmesi, evliliğin bir yıldan kısa sürmesi ve hakimin çocukla ilgili düzenlemeyi uygun bulmamasıdır. Özellikle çocukların menfaatini zedeleyen düzenlemeler mahkeme tarafından kabul edilmeyebilir.
Duruşmada taraflara genellikle boşanmak isteyip istemedikleri, protokolü okuyup okumadıkları, protokoldeki hükümleri kabul edip etmedikleri, nafaka ve tazminat taleplerinin bulunup bulunmadığı sorulur. Tarafların beyanları tutanağa geçirilir. Beyanlar protokolle uyumlu olmalıdır. Protokolde nafaka talebi yokken duruşmada nafaka istendiği söylenirse süreç uzayabilir.
Tek celsede boşanmak isteyen kişilerin en sık yaptığı hata, protokolü yüzeysel hazırlamaktır. Kısa ve belirsiz protokol, hızlı boşanma sağlamaz. Aksine hakimin müdahalesine ve duruşmanın ertelenmesine yol açabilir. Protokol açık, uygulanabilir ve ileride icra takibine konu edilebilecek netlikte olmalıdır.
Anlaşmalı Boşanma Protokolü Olmadan Dava Açılabilir mi?
Anlaşmalı boşanma protokolü olmadan dava açılması teknik olarak mümkün görünse de uygulamada anlaşmalı boşanmanın sağlıklı şekilde yürüyebilmesi için protokol gereklidir. Çünkü anlaşmalı boşanmanın temelinde tarafların boşanmanın sonuçları hakkında uzlaşması yer alır. Bu uzlaşmanın yazılı şekilde mahkemeye sunulması, sürecin hızlı ve düzenli ilerlemesini sağlar.
Protokol olmadan açılan davada mahkeme taraflardan anlaşma hükümlerini açıklamalarını isteyebilir. Ancak nafaka, tazminat, velayet, çocukla kişisel ilişki ve mal paylaşımı gibi konular sözlü beyanlarla geçiştirildiğinde ileride ciddi uyuşmazlıklar doğabilir. Bu nedenle anlaşmalı boşanma protokolü sadece usuli bir belge değil, boşanma sonrası hak ve yükümlülükleri belirleyen temel metindir.
Anlaşmalı boşanma protokolünde tarafların kimlik bilgileri, boşanma iradeleri, varsa çocukların velayeti, çocukla kişisel ilişki düzeni, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat talepleri, ev eşyalarının durumu, ziynet eşyaları ve tarafların birbirinden başka talebi olup olmadığı açıkça yer almalıdır. Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin konular da düzenlenebilir. Ancak mal paylaşımı karmaşık ise ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.
Protokol hazırlanırken taraflardan birinin hak kaybına uğramaması için her madde dikkatle yazılmalıdır. Nafakadan feragat, tazminat talep etmeme, ziynet eşyası talebinden vazgeçme veya mal paylaşımına ilişkin kabul beyanları sonradan geri alınması zor sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle protokol imzalanmadan önce her hükmün hukuki sonucu bilinmelidir.
Hakim, protokolü uygun bulmazsa taraflara değişiklik önerebilir. Taraflar bu değişikliği kabul ederse anlaşmalı boşanma kararı verilebilir. Taraflar kabul etmezse dava anlaşmalı şekilde sonuçlanmaz. Bu nedenle protokolün sadece tarafların isteklerini değil, kanuna ve özellikle çocukların üstün yararına uygun hükümler içermesi gerekir.

Anlaşmalı Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir?
Anlaşmalı boşanma kararı, mahkemenin duruşmada boşanmaya karar vermesiyle hemen kesinleşmez. Duruşmada verilen karar kısa karardır. Mahkeme daha sonra gerekçeli kararı yazar. Gerekçeli karar taraflara tebliğ edilir. Tebliğden sonra kanun yolu süresi işlemeye başlar. Taraflar bu süre içinde istinaf yoluna başvurmazsa karar kesinleşir.
Kesinleşme, boşanmanın hukuki sonuçlarını doğurması bakımından çok önemlidir. Taraflar karar kesinleşmeden nüfus kayıtlarında boşanmış görünmez. Yeniden evlenme, soyadı değişikliği, nüfus kaydının güncellenmesi ve bazı resmi işlemler için kesinleşmiş boşanma kararı gerekir. Bu nedenle duruşmada boşanma kararı verilmiş olsa bile kesinleşme tamamlanmadan süreç bitmiş sayılmaz.
Taraflar gerekçeli kararın tebliğinden sonra kanun yolu hakkından feragat ederse kesinleşme süreci hızlanabilir. Feragat beyanı usulüne uygun şekilde mahkemeye sunulduğunda karar daha kısa sürede kesinleşebilir. Ancak feragat işlemi dikkatle yapılmalıdır. Çünkü kararın kesinleşmesiyle birlikte boşanma hükmü ve protokolde kabul edilen sonuçlar bağlayıcı hale gelir.
Anlaşmalı boşanma kararının kesinleşmesini geciktiren durumlar arasında gerekçeli kararın geç yazılması, tebligatın taraflara ulaşmaması, adres bilgilerinin hatalı olması, taraflardan birinin kanun yoluna başvurması veya feragat dilekçelerinin sunulmaması yer alır. Dava kısa sürede bitmiş olsa bile bu aşamalardaki aksaklıklar nüfus kaydına işlenme süresini uzatabilir.
Kesinleşme sonrasında mahkeme kesinleşme şerhi düzenler ve karar ilgili nüfus müdürlüğüne bildirilir. Nüfus kaydına işleme süresi kurumların yoğunluğuna göre değişebilir. Taraflar gerekli olduğunda mahkemeden kesinleşmiş karar örneği alabilir. Bu belge, resmi işlemlerde boşanmanın ispatı için kullanılır.
Anlaşmalı boşanma davasında hızlı sonuç almak için başvuru öncesinde tüm koşullar kontrol edilmelidir. Evliliğin bir yılı doldurup doldurmadığı, protokolün eksiksiz hazırlanıp hazırlanmadığı, tarafların duruşmaya katılıp katılamayacağı, çocuklara ilişkin düzenlemelerin uygulanabilir olup olmadığı ve mali taleplerin net yazılıp yazılmadığı dikkatle değerlendirilmelidir. Eksiksiz hazırlık, davanın tek celsede sonuçlanma ihtimalini artırır ve kesinleşme aşamasında gereksiz zaman kaybını azaltır.