Araçlarda meydana gelen hasarların sigorta sürecinde doğru şekilde değerlendirilebilmesi için teknik inceleme ve ekspertiz çalışmaları büyük önem taşır. Bir hasar dosyasının nihai olarak sonuçlandırılmasında kullanılan en önemli belgelerden biri kati rapordur. Kati rapor, eksperin hasar tespit sürecini tamamlayarak ortaya koyduğu ve sigorta şirketini hukuken bağlayan kesin nitelikli teknik belgedir. Bu rapor, hasarın oluş şekli, parçaların onarım ya da değişim durumu, kusur oranları, işçilik ve parça bedeli hesaplamaları ile aracın değer kaybı değerlendirmesi gibi birçok kritik bilgiyi içerir. Özellikle hasarın kapsamının onarım sürecinde değişebildiği veya ilk incelemede fark edilmeyen ek hasarların ortaya çıkabildiği durumlarda kati rapor sürecin en belirleyici aşamasıdır. Bu nedenle araç sahipleri için hangi dosyalarda kati rapor gerektiğini bilmek, tazminat sürecinde hak kaybını önlemek açısından büyük önem taşır.
Kati Rapor Nedir ve Neden Düzenlenir?
Kati rapor, eksperin ön hasar tespiti sonrasında yaptığı incelemeleri tamamlayarak hazırladığı nihai ekspertiz raporudur. Eksper hasarın ilk tespitini “ön eksper raporu” ile yapar; ancak bu rapor kesinlik taşımaz. Onarım sürecinde parçaların sökülmesi, yeni hasarların görünmesi, değişim gerekliliklerinin netleşmesi veya değer kaybı hesaplamaları gibi konular ancak süreç ilerledikçe belirginleşir. Bu nedenle kesin değerlendirme ancak onarım tamamlandıktan sonra yapılabilir ve bu değerlendirme kati rapora işlenir.
Kati raporun düzenlenme amacı, hasara ilişkin tüm bilgi ve bulguların eksiksiz şekilde kayıt altına alınmasını sağlamak ve sigorta şirketinin ödeme kararını hukuki dayanağa oturtmaktır. Sigorta şirketleri tazminat ödemelerini yalnızca kati rapora dayanarak gerçekleştirir; çünkü bu rapor hasarın tüm yönlerini karşılaştırmalı olarak ortaya koyar. Hasarın kapsamı, kusur oranı, değişen parçalar, aracın piyasa değerine etkisi ve onarım sonrası oluşan değer kaybı değerlendirmesi kati raporda yer alır. Eksper tarafından imzalanan bu belge, hem sigorta şirketi hem de araç sahibi açısından bağlayıcılık taşır.
Hangi Hasarlarda Kati Rapor Alınmak Zorunludur?
Her hasar dosyasında kati rapor düzenlenmesi zorunlu değildir; ancak bazı hasar türlerinde kati rapor alınması hem teknik hem hukuki açıdan zorunludur. Özellikle ağır hasarlar, yangın hasarları, hava yastığı açılması, şasi düzeltmesi gerektiren durumlar, park halindeki araçlara verilen hasarlar, üçüncü kişinin kusurlu eyleminden doğan zararlar, pert-total değerlendirmesi gereken dosyalar, mekanik ve elektrik tesisatı etkileyen hasarlar ve değer kaybı talebine konu olan dosyalar kati rapor zorunluluğu bulunan başlıca durumlardır.
Yangın hasarlarında kati rapor düzenlenmesi sigorta sürecinin en kritik aşamasıdır. Çünkü yangının çıkış nedeni, aracın hangi bölümlerinin ne ölçüde etkilendiği ve hasarın aracın piyasa değerine etkisi ancak detaylı teknik inceleme sonucunda belirlenebilir. Park halinde meydana gelen hasarlarda ise hasarın oluş şeklinin doğru tespit edilebilmesi için eksperin kamera kayıtları, tanık ifadeleri ve fiziksel incelemeleri birlikte değerlendirmesi gerekir. Ayrıca hasarın büyüklüğünün tam olarak anlaşılmadığı, onarım sürecinde ek parçaların değişmesi gerektiği durumlarda kati rapor olmadan dosyanın kapatılması eksik ödeme riskini artırır. Kısacası hasarın kapsamının kesinleşmesinin gerekli olduğu her durumda kati rapor zorunludur.
Kati Rapor Değer Kaybı Tazminatını Nasıl Etkiler?
Değer kaybı taleplerinde kati rapor kritik öneme sahiptir. Çünkü değer kaybı hesaplaması, hasarın aracın ikinci el piyasa değerini ne ölçüde düşürdüğüne ilişkin teknik bir değerlendirmeye dayanır. Bu değerlendirmeler yalnızca kati raporda yer alan bilgilerle yapılabilir. Değişen parçalar, boya işlemi yapılan bölgeler, hasarın derinliği, aracın yapısal bütünlüğünün etkilenip etkilenmediği, onarımın aracın piyasa değerinde kalıcı düşüşe yol açıp açmadığı gibi unsurlar ancak kati rapor ile kesinleştirilir.
Sigorta şirketleri değer kaybı talebini incelerken ön eksper raporuna değil, kati rapora bakar. Eğer kati rapor eksik düzenlenmişse, bazı değişen parçalar işlenmemişse veya hasarın niteliği doğru yansıtılmamışsa sigorta şirketi değer kaybı ödemesini azaltabilir veya reddedebilir. Bu nedenle değer kaybı hesaplamasının sağlıklı yapılabilmesi için kati raporun eksiksiz, detaylı ve teknik olarak doğru hazırlanması gerekir. Sigorta Tahkim Komisyonu kararlarında da açıkça belirtilmiştir: Değer kaybı hesaplaması kati rapor üzerinden yapılır; ön raporlar yalnızca geçici niteliktedir. Dolayısıyla değer kaybı talep edecek araç sahiplerinin, dosyada kati raporun bulunup bulunmadığını mutlaka kontrol etmesi gerekir.
Kati Rapor Alınmadan İşlem Yapılırsa Ne Olur?
Kati rapor alınmadan yapılan işlemler hem sigorta şirketi hem de araç sahibi açısından ciddi sorunlara yol açabilir. Öncelikle ön eksper raporuna dayanılarak yapılan ödemeler, hasarın gerçek boyutunu yansıtmayabilir. Bu durumda araç sahibi eksik ödeme alabilir veya bazı hasar kalemleri hiç değerlendirilmemiş olabilir. Onarım süreci devam ederken yeni hasarlar ortaya çıkmışsa, kati rapor olmadığı için sigorta bu hasarları ödemek istemeyebilir.
Değer kaybı talebi açısından bakıldığında ise kati rapor olmadan talepte bulunmak genellikle reddedilir. Çünkü sigorta şirketi hasarın aracın piyasa değerine etkisini ancak kati rapora dayanarak değerlendirebilir. Eksper tarafından kati rapor düzenlenmemişse araç sahibi raporun hazırlanmasını talep edebilir; sigorta şirketi bunu reddederse Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurarak raporun tamamlanmasını isteyebilir.