Elektrikli Araçlarda Batarya Değişince Değer Kaybı Talep Edilebilir mi?

Elektrikli araç teknolojisinin yaygınlaşmasıyla birlikte, bu araçlara özgü hasar türleri ve hukuki sonuçları da uygulamada giderek daha fazla tartışılır hale gelmiştir. Elektrikli araçlarda en kritik ve en maliyetli parça hiç şüphesiz bataryadır. Batarya, yalnızca aracın enerji kaynağı değil; aynı zamanda menzil, performans, güvenlik ve ikinci el piyasa değeri açısından belirleyici unsurdur. Bu nedenle elektrikli bir araçta bataryanın hasar görmesi ve sonrasında değiştirilmesi, klasik araçlardaki motor veya parça değişimlerinden çok daha farklı sonuçlar doğurur. Batarya değişimi yapılan bir elektrikli aracın piyasa algısı, çoğu zaman “onarım görmüş araç”tan ziyade “yüksek riskli araç” olarak şekillenir. İşte bu algı değişikliği, batarya değişimi sonrası değer kaybı tartışmalarının temelini oluşturur.

Elektrikli araçlarda batarya değişimi genellikle ağır hasar, yangın, su teması, yüksek voltaj sistemi arızaları veya ciddi çarpma sonucu meydana gelir. Bu tür hasarlar, aracın yalnızca ilgili parçasını değil, aracın bütün teknik güvenliğini ve uzun vadeli performansını etkileyebilecek niteliktedir. Batarya değişmiş bir araç, her ne kadar teknik olarak onarılmış kabul edilse de, ikinci el piyasasında orijinal bataryaya sahip araçlarla aynı kategoride değerlendirilmez. Bu nedenle, batarya değişimi sonrasında araçta objektif bir değer düşüşü meydana geliyorsa, bu düşüş değer kaybı tazminatı kapsamında talep edilebilir.

Batarya Değişimi Araç Değerini Nasıl Etkiler?

Batarya değişimi, elektrikli araçlarda değer üzerinde doğrudan ve çoğu zaman yüksek oranlı bir etki yaratır. Bunun temel nedeni, bataryanın aracın toplam piyasa değerinin çok büyük bir bölümünü oluşturmasıdır. Pek çok elektrikli araçta batarya maliyeti, aracın toplam bedelinin yüzde kırk ila yüzde altmışına kadar çıkabilmektedir. Bu kadar yüksek maliyetli bir parçanın değiştirilmiş olması, aracın orijinalliğini ve fabrika çıkış bütünlüğünü ortadan kaldırır.

İkinci el piyasasında elektrikli araç alıcıları, batarya değişimi görmüş araçlara karşı ciddi bir çekinceyle yaklaşmaktadır. Bunun başlıca sebepleri arasında yeni bataryanın üretim yılı, batarya hücrelerinin birebir aynı olup olmadığı, değişimin yetkili servis tarafından yapılıp yapılmadığı ve aracın yazılım sistemleriyle tam uyumlu çalışıp çalışmadığı gibi belirsizlikler yer alır. Ayrıca batarya değişimi yapılmış araçlarda, ilerleyen dönemlerde batarya yönetim sistemi hataları, menzil tutarsızlıkları veya yazılım kilitlenmeleri yaşanabileceği endişesi alıcı davranışlarını doğrudan etkiler.

Bu algı, piyasa değerine doğrudan yansır. Batarya değişimi yapılan bir elektrikli araç, benzer kilometrede ve benzer yaşta olan ancak orijinal bataryasını koruyan bir araca göre daha düşük bedelle satılabilmektedir. Bu fark, hukuken “subjektif değer düşüklüğü” değil, objektif piyasa koşullarına dayalı gerçek bir değer kaybı olarak kabul edilir. Dolayısıyla batarya değişimi, araç değerini düşüren güçlü bir faktördür.

Sigorta Şirketleri Batarya Değişimini Değer Kaybı Olarak Kabul Eder mi?

Sigorta şirketlerinin batarya değişimi sonrası değer kaybına yaklaşımı, klasik araçlardaki parça değişimlerine göre daha ihtiyatlıdır. Sigorta şirketleri, batarya değişimini tek başına otomatik bir değer kaybı sebebi olarak kabul etmez; ancak hasarın niteliği, değişimin sebebi ve aracın piyasa algısına etkisi somut verilerle ortaya konulduğunda değer kaybı talebini değerlendirmek zorunda kalır. Özellikle batarya değişiminin üçüncü kişinin kusurundan kaynaklanan bir trafik kazası, yangın veya dış etkenli bir hasar sonucu yapılması halinde, değer kaybı talebi hukuken mümkündür. Burada kritik nokta, batarya değişiminin onarımın zorunlu bir sonucu olduğunun ve aracın ikinci el değerini düşürdüğünün teknik raporlarla ispatlanmasıdır. Kati eksper raporlarında bataryanın değiştiği, değişimin aracın orijinalliğini etkilediği ve piyasa değerinde düşüş yarattığı açıkça belirtilmişse, sigorta şirketinin bu talebi tamamen reddetmesi hukuka aykırı olur.

Sigorta şirketleri uygulamada çoğu zaman batarya değişimini “onarım” kapsamında değerlendirip değer kaybı talebini düşük tutma eğilimindedir. Ancak Sigorta Tahkim Komisyonu ve yargı kararlarında, elektrikli araçlara özgü teknik gerçeklikler dikkate alınmakta ve batarya değişiminin klasik parça değişimi gibi değerlendirilemeyeceği yönünde kararlar görülmektedir. Bu nedenle sigorta şirketlerinin yaklaşımı, teknik raporların niteliğine göre şekillenmektedir.

Batarya Hasarında Değer Kaybı Hesaplaması Nasıl Yapılır?

Batarya hasarına bağlı değer kaybı hesaplaması, klasik formüllerle yapılan değer kaybı hesaplamalarından farklıdır. Çünkü elektrikli araçlarda değer kaybı yalnızca hasarlı panel sayısına veya boya durumuna göre belirlenmez; aracın uzun vadeli performans riski ve teknolojik bütünlüğü esas alınır. Bu nedenle hesaplama sürecinde aracın batarya kapasitesi, değişen bataryanın üretim tarihi, batarya sağlığı yüzdesi ve aracın yazılım uyumluluğu birlikte değerlendirilir. Eksper, öncelikle aracın batarya değişimi öncesi ve sonrası piyasa değerini karşılaştırır. Bu karşılaştırma yapılırken benzer model ve donanıma sahip, bataryası değişmemiş araçların piyasa satış verileri dikkate alınır. Batarya değişimi yapılan aracın bu emsallere göre ne kadar daha düşük bedelle alıcı bulabildiği analiz edilir. Ortaya çıkan fark, değer kaybının temelini oluşturur.

Ayrıca batarya değişiminin aracın garanti koşullarını etkileyip etkilemediği de hesaplamada önemlidir. Bazı üreticiler batarya değişimi sonrası garanti kapsamını daraltabilmekte veya yazılım güncellemelerinde sınırlama uygulayabilmektedir. Bu durum da araç değerini düşüren ek bir unsur olarak dikkate alınır. Batarya değişiminin yetkili servis dışında yapılmış olması veya orijinal olmayan batarya kullanılması halinde değer kaybı oranı daha da yükselir. Elektrikli araçlarda batarya hasarına bağlı değer kaybı, çoğu zaman klasik araçlardaki ağır hasar değer kaybı seviyelerine ulaşabilmektedir. Bu nedenle hesaplamanın mutlaka elektrikli araç konusunda uzman eksperler tarafından yapılması ve teknik raporlarla desteklenmesi gerekir.