Son yıllarda kira uyuşmazlıkları, hem kiracılar hem de ev sahipleri için en sık karşılaşılan hukuki konulardan biri hâline gelmiştir.
Kira bedelinin artırılması, tahliye talepleri veya kira sözleşmesinin yenilenmesi gibi durumlar, artık doğrudan mahkemeye taşınmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecine tabidir.
Bu süreçte taraflar, bir arabulucu eşliğinde uzlaşma zemini arar; amaç, davaya gitmeden anlaşma sağlamaktır.
Ancak çoğu kişi bu aşamada en çok “arabuluculuk ücretini kim öder?”, “masrafı nasıl paylaşılır?” veya “anlaşma olmazsa ücret kimde kalır?” gibi sorular sormaktadır.
İşte bu yazıda, kira uyuşmazlığında arabuluculuk ücretinin kim tarafından karşılandığı konusunu tüm yönleriyle açıklayacağız.
Arabuluculuk Ücreti Nasıl Belirlenir?
Arabuluculuk ücreti, her yıl Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenir.
Bu tarife, hem ticari hem de özel hukuk uyuşmazlıkları için ayrı ayrı düzenlenir.
Kira uyuşmazlıkları da özel hukuk uyuşmazlıkları kapsamına girdiği için, ücret hesaplamasında genellikle iki unsur dikkate alınır:
- Uyuşmazlığın parasal değeri (örneğin birikmiş kira alacağı ya da kira farkı)
- Toplantı süresi ve görüşme sayısı
Eğer uyuşmazlık miktarı belirli bir tutarın altındaysa, sabit ücret uygulanır.
Daha yüksek değerli davalarda ise oransal olarak artış gösterir.
Bu ücret hem arabulucunun emeğini hem de görüşme sürecini kapsar.
Taraflar arabuluculuk merkezine başvurduklarında ücret doğrudan ödenmez; süreç sonunda anlaşma sağlanırsa ya da sağlanmazsa, ücret paylaşımı o sonuca göre belirlenir.
Bu aşamada profesyonel bir kira hukuku avukatı ile çalışmak, arabuluculuk görüşmelerinde hak kaybını önlemek açısından oldukça önemlidir.
Avukat, yalnızca hukuki destek sunmakla kalmaz, sürecin sonunda masrafların doğru şekilde belgelenmesini de sağlar.
Anlaşma Sağlanırsa Arabuluculuk Ücretini Kim Öder?
Eğer arabuluculuk görüşmeleri sonucunda taraflar bir noktada uzlaşmaya varırsa, arabuluculuk ücreti genellikle taraflarca eşit şekilde ödenir.
Yani kiracı ve ev sahibi, toplam ücreti ikiye bölerek öder.
Ancak taraflar isterlerse farklı bir paylaşım yapabilirler.
Örneğin, ev sahibi “tüm arabuluculuk masrafını ben üstleniyorum” diyebilir veya kiracı masrafı karşılayabilir. Bu durumun açık şekilde anlaşma tutanağına yazılması gerekir.
Anlaşma sağlandığında bu belge, mahkeme kararı gibi bağlayıcıdır.
Ayrıca taraflar dava açmadığı için hem mahkeme harçlarından hem de uzun yargı sürecinden kurtulurlar.
Dolayısıyla arabuluculukta anlaşma sağlanması, yalnızca zamandan değil, maliyetten de tasarruf anlamına gelir.
Bazı durumlarda, kira artış oranı veya tahliye süresi gibi hassas konularda anlaşma sağlanırken, avukatların yönlendirmesi tarafların menfaatini korur.
Bu nedenle bir kira avukatı desteği almak, arabuluculuk sürecini çok daha verimli hâle getirir.
Anlaşma Sağlanmazsa Ücreti Kim Karşılar?
Taraflar arabuluculuk görüşmesinde uzlaşamazsa, ilk iki saatlik arabuluculuk ücreti devlet tarafından karşılanır.
Bu kural, “zorunlu arabuluculuk” kapsamındaki kira uyuşmazlıklarında geçerlidir.
Yani ilk görüşme süresi boyunca taraflardan hiçbir ücret talep edilmez.
Ancak görüşmeler iki saati aşarsa, bu noktadan sonraki ücret taraflarca eşit şekilde ödenir.
Örneğin üç saat süren bir görüşmede, ilk iki saati devlet öder, son saatin bedelini ise kiracı ve ev sahibi paylaşır.
Eğer taraflardan biri toplantıya hiç katılmazsa, katılmayan taraf yargılama giderlerinden sorumlu tutulabilir.
Bu, mahkeme aşamasına geçilirse, o tarafın masrafları ve vekalet ücretini de ödemek zorunda kalabileceği anlamına gelir.
Ayrıca bazı durumlarda, arabulucuya gidilmeden doğrudan dava açan tarafın davası reddedilebilir.
Bu yüzden arabuluculuk, yalnızca bir formalite değil, dava açmanın ön koşuludur.
Kira Davasında Arabuluculuk Masrafları Geri Alınabilir mi?
Eğer arabuluculuk sürecinde uzlaşma sağlanamaz ve taraflardan biri dava açarsa,
mahkeme süreci sonunda haklı çıkan taraf, arabuluculukta yaptığı masrafları geri alabilir.
Bunun için, arabuluculuk ücretinin fatura veya dekontla belgelenmiş olması gerekir.
Mahkeme, karar verirken hem dava masraflarını hem de arabuluculuk giderlerini dikkate alır.
Örneğin, kiracı haksız çıkarsa, arabuluculuk ücreti de dâhil olmak üzere tüm yargılama giderlerini ödemek zorundadır.
Ancak kiracı haklı çıkarsa, ödediği masraflar davalı ev sahibinden tahsil edilir.
Burada önemli bir detay da avukat vekalet ücretidir. Eğer taraflar bir avukatla sürece katılmışsa, dava sonucunda bu ücret de kazanan tarafa yansıtılabilir.
Dolayısıyla süreci baştan itibaren doğru yönetmek, hem maddi hem hukuki açıdan önemlidir.Kira uyuşmazlıklarında uzman bir kira hukuku avukatı, hem arabuluculuk görüşmelerinde tarafın menfaatini korur, hem de olası bir davada masraf iadesi taleplerinin doğru yürütülmesini sağlar. Bu, sürecin sonunda kazanan tarafın maddi kayıp yaşamamasına yardımcı olur.