Motosiklet Kazasında Değer Kaybı Alınır mı?

Değer kaybı, bir aracın kaza sonrası onarılmış olmasına rağmen ikinci el piyasa değerinde meydana gelen azalmayı ifade eder. Motosikletler de bu kapsama girer. Dolayısıyla, motosiklet kazasında değer kaybı talep etmek mümkündür. Türk Borçlar Kanunu ve Karayolları Trafik Kanunu çerçevesinde, kazada kusurlu olmayan motosiklet sahibinin, aracında oluşan değer düşüklüğünü talep etme hakkı vardır.

Yargıtay kararları da, motosikletlerin araç statüsünde değerlendirilmesi gerektiğini açıkça belirtmiştir. Bu nedenle, motosikletin hasar görmesi, tamir edilmesi ve bu tamirin ikinci el değerini düşürmesi halinde, kusurlu tarafa ait sigorta şirketinden değer kaybı tazmini istenebilir. Ancak bu talep, yalnızca motosikletin trafiğe kayıtlı ve kaza anında sigortalı olması halinde mümkündür.

Hangi Durumlarda Motosiklet İçin Değer Kaybı Talep Edilebilir?

Motosiklet için değer kaybı talebi, kazanın ardından aracın hasar görmesi ve tamir edilmesi durumunda gündeme gelir. Özellikle parça değişimi yapılan, kadrosu zarar gören veya boyanan motosikletlerde ikinci el değeri ciddi biçimde düşer. Bu durumda, kusursuz veya az kusurlu motosiklet sahibinin, kazaya sebebiyet veren tarafın trafik sigortasından değer kaybı talep etme hakkı doğar.

Ancak bazı hallerde değer kaybı talebi reddedilebilir. Örneğin motosikletin önceden ağır hasarlı olması, trafiğe elverişsiz bir durumda bulunması veya kusurun tamamen sürücüye ait olması halinde sigorta şirketi ödeme yapmayabilir. Ayrıca kazanın tek taraflı olması ve bir başka aracın kusurunun bulunmaması da değer kaybı talebini engeller.

Motosiklet Değer Kaybı Nasıl Hesaplanır?

Motosikletlerde değer kaybı hesabı, otomobillerdeki kadar standart bir formüle dayanmaz; ancak esas olarak aracın yaşı, kilometresi, marka-modeli, hasarın niteliği ve onarımın kapsamı dikkate alınır. Sigorta şirketleri ve bilirkişiler, kaza öncesi piyasa değeri ile kaza sonrası tamir edilmiş haliyle piyasa değeri arasındaki farkı esas alır.

Bu fark genellikle bilirkişi raporuyla belirlenir. Motosikletin hasar gören bölümlerinde kullanılan yedek parçaların orijinalliği, değişim sayısı ve aracın görünümünde meydana gelen değişiklikler de değer kaybı miktarını artırabilir. Özellikle gövde, kadro ve jant gibi temel parçaların değişmesi durumunda, motosikletin ikinci el değeri ciddi biçimde düşeceğinden tazminat tutarı daha yüksek olur. Yargıtay uygulamalarına göre, motosikletin kilometresi düşük ve yaşı yeni ise, değer kaybı oranı daha fazla kabul edilmektedir. Bu nedenle her dosya özelinde bilirkişi incelemesi yapılması gerekir.

Motosiklet Kazasında Sigorta Şirketi Değer Kaybı Öder mi?

Evet, zorunlu trafik sigortası, kusurlu aracın neden olduğu zararları karşıladığı gibi, karşı tarafta oluşan değer kaybı tazminatını da ödemekle yükümlüdür. Motosikletin kaza sonrası tamir edilmiş olması, değer kaybı talebine engel değildir. Bu durumda zarar gören taraf, kazaya neden olan aracın trafik sigortacısına başvurarak ödeme talebinde bulunabilir. Başvuru, kazadan sonra alınan eksper raporu ve hasar belgeleriyle birlikte yapılmalıdır. Sigorta şirketi, başvuru tarihinden itibaren 15 gün içinde cevap vermek ve ödemeyi yapmakla yükümlüdür. Ancak ödeme yapılmaz veya eksik yapılırsa, Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru ya da doğrudan dava açma yolu kullanılabilir.

Bazı durumlarda sigorta şirketleri, motosikletin yaşının yüksek veya hasarın küçük olduğunu gerekçe göstererek ödemeden kaçınabilir. Bu gibi hallerde, bilirkişi raporu alınması ve değer kaybının teknik olarak ispatlanması büyük önem taşır. Çünkü Yargıtay, hasarın küçük olmasına rağmen aracın değerinde az da olsa düşüş varsa, tazminat ödenmesi gerektiğine hükmetmiştir. Sonuç olarak, motosiklet kazasında değer kaybı almak mümkündür. Ancak talebin doğru belgelerle, süresi içinde ve teknik gerekçelere dayanarak yapılması gerekir. Sigorta şirketi tarafından reddedilen talepler de yargı veya tahkim yolu ile sonuç alınabilecek niteliktedir.