Araçların alışveriş merkezleri, site içleri, özel işletmeler veya kamuya açık alanlardaki otoparklarda hasar görmesi uygulamada oldukça sık karşılaşılan bir durumdur. Park halindeki bir aracın çizilmesi, çarpılması, kapısının vurulması ya da manevra sırasında zarar görmesi, araç sahibinde yalnızca onarım masraflarını değil, aracın ikinci el piyasa değerinde meydana gelen düşüşü de gündeme getirir. Bu noktada en çok sorulan soru, otoparkta hasar gören araç için değer kaybı talep edilip edilemeyeceğidir. Değer kaybı, aracın hasar görüp onarılmasından sonra, eski haline tam anlamıyla dönmemesi nedeniyle piyasa değerinde oluşan azalmayı ifade eder ve bu zarar kural olarak tazmin edilebilir niteliktedir.

Otoparkta meydana gelen hasarlarda değer kaybı talebinin mümkün olup olmadığı, hasarın oluş şekline, sorumluluğun kime ait olduğuna ve hukuki ilişkinin niteliğine göre değerlendirilir. Trafik kazalarından farklı olarak, otopark hasarlarında çoğu zaman birden fazla hukuki ilişki iç içe geçer. Otopark işletmesi ile araç sahibi arasındaki ilişki, park hizmetinin ücretli veya ücretsiz olması, hasara başka bir aracın mı yoksa otoparkın fiziki yapısının mı sebep olduğu gibi unsurlar, değer kaybı talebinin yöneltileceği muhatabı belirler. Bu nedenle otoparkta hasar gören araçlarda değer kaybı, her olayda otomatik olarak doğan bir hak değil; somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gereken bir taleptir.
Otoparklarda Meydana Gelen Hasarlarda Hukuki Sorumluluk
Otoparklarda meydana gelen hasarlarda hukuki sorumluluğun tespiti, değer kaybı talebinin temelini oluşturur. Eğer hasar, başka bir aracın çarpması veya çizmesi sonucu meydana gelmişse, klasik anlamda bir trafik kazası söz konusu olur. Bu durumda hasara sebep olan aracın sürücüsü kusurluysa, araç sahibinin karşı aracın trafik sigortasına başvurarak değer kaybı talep etmesi mümkündür. Otopark alanının özel veya kamuya açık olması, bu ihtimali ortadan kaldırmaz. Park halinde olan bir araca verilen zarar, kusurlu aracın trafik sigortası kapsamında değerlendirilir.
Buna karşılık hasar, doğrudan otopark işletmesinin kusurundan kaynaklanmışsa hukuki sorumluluk farklı bir zemine oturur. Otoparkta bulunan direkler, duvarlar, alçak tavanlar, dar manevra alanları veya hatalı yerleştirilmiş ekipmanlar nedeniyle aracın zarar görmesi halinde, otopark işletmesinin hizmet kusuru gündeme gelir. Bu durumda sorumluluk, trafik hukuku değil, borçlar hukuku kapsamında değerlendirilir. Otopark işletmesi, sunduğu hizmetin güvenliğini sağlamakla yükümlüdür ve bu yükümlülüğe aykırı davranması halinde doğan zararlardan sorumlu tutulabilir. Otopark görevlilerinin ihmali de sorumluluk doğurabilir. Valenin aracı teslim alırken veya teslim ederken zarar vermesi, park yönlendirmesi sırasında yanlış yönlendirme yapılması gibi durumlarda, işletmenin adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında tazminat yükümlülüğü doğar. Bu tazminat, yalnızca onarım masraflarını değil, şartları oluştuğunda değer kaybını da kapsayabilir.
Kapalı ve Açık Otopark Ayrımının Talebe Etkisi
Kapalı ve açık otopark ayrımı, sorumluluğun kapsamını ve ispat yükünü doğrudan etkileyen bir unsurdur. Kapalı otoparklar, çoğu zaman ücretli olup, araçların güvenli şekilde muhafaza edilmesi taahhüdüyle hizmet sunar. Bu tür otoparklarda araç teslimiyle birlikte bir koruma ve gözetim borcu doğar. Kapalı otopark işletmeleri, araçların makul ölçüde güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğün ihlali halinde, meydana gelen hasarlardan sorumlulukları doğabilir.
Açık otoparklarda ise durum daha karmaşıktır. Ücretsiz ve herhangi bir teslim ilişkisinin bulunmadığı açık alan otoparklarında, işletmenin sorumluluğu daha sınırlı kabul edilir. Bu tür otoparklarda, işletmenin yalnızca alan sağlaması söz konusudur ve her hasardan otomatik olarak sorumlu tutulması mümkün değildir. Ancak açık otoparkın fiziksel koşullarından kaynaklanan bir hasar varsa veya işletmenin açık bir ihmalinin bulunduğu ispatlanabiliyorsa, sorumluluk yine gündeme gelebilir. Kapalı veya açık otopark ayrımı, değer kaybı talebinin tamamen ortadan kalkmasına değil, talebin kime yöneltileceğine ve ispat yükünün ağırlığına etki eder. Kapalı otoparklarda işletmeye karşı değer kaybı talebi daha güçlü bir hukuki zemine dayanırken, açık otoparklarda bu talebin kabul edilmesi için daha güçlü deliller gereklidir.
Hasarın İspatı ve Delil Yükümlülüğü
Otoparkta meydana gelen hasarlarda değer kaybı talebinin en kritik unsurlarından biri ispat meselesidir. Araç sahibi, hasarın otoparkta meydana geldiğini ve bu hasarın belirli bir sorumlunun kusurundan kaynaklandığını ortaya koymak zorundadır. Bu noktada kamera kayıtları, tanık beyanları, otopark giriş-çıkış saatleri ve hasar tespit tutanakları büyük önem taşır. Özellikle alışveriş merkezleri ve site otoparklarında bulunan kamera sistemleri, hasarın oluş anını tespit etmede belirleyici rol oynar.
Hasarın fark edildiği anda otopark yetkililerine bildirilmesi, tutanak tutulması ve mümkünse fotoğraf ve video kayıtlarının alınması ispat açısından hayati önemdedir. Hasarın otoparktan çıkıldıktan sonra fark edilmesi, ispat yükünü ağırlaştırır ve değer kaybı talebinin reddedilmesine yol açabilir. Bu nedenle araç sahiplerinin, otoparktan ayrılmadan önce araçlarını kontrol etmeleri ve herhangi bir hasar durumunda derhal kayıt altına almaları gerekir. Değer kaybının ispatı ise ayrı bir teknik değerlendirme gerektirir. Araçta meydana gelen hasarın onarım sonrası piyasa değerini düşürdüğünün, uzman ekspertiz raporlarıyla ortaya konması gerekir. Eksper raporunda hasarın niteliği, değişen veya boyanan parçalar ve bu işlemlerin ikinci el değerine etkisi açıkça belirtilmelidir. Aksi halde değer kaybı talebi soyut bir iddia olarak kalabilir.
Otopark İşletmesine Karşı İzlenecek Hukuki Yol
Otopark işletmesine karşı değer kaybı talep etmek isteyen araç sahibinin, öncelikle zararını ve sorumluluğu belgeleyen delilleri toplaması gerekir. Ardından işletmeye yazılı başvuru yapılarak zararın karşılanması talep edilir. Bu başvuru, ileride açılacak dava veya yapılacak başvurular açısından önemlidir. İşletmenin talebi reddetmesi veya sessiz kalması halinde, araç sahibi hukuki yollara başvurabilir. Otopark işletmesine karşı açılacak davalar, kural olarak genel mahkemelerde görülür. Davada, hasarın işletmenin kusurundan kaynaklandığı ve bu hasarın araçta değer kaybına yol açtığı ispatlanmalıdır. İşletmenin sorumluluğu kabul edilirse, mahkeme yalnızca onarım masraflarını değil, değer kaybını da tazminata dahil edebilir.
Bazı durumlarda otopark işletmesinin sorumluluk sigortası bulunabilir. Bu durumda değer kaybı talebi doğrudan sigorta şirketine yöneltilebilir. Ancak sigorta poliçesinin kapsamı ve teminat sınırları dikkatle incelenmelidir. Otopark hasarlarında izlenecek hukuki yol, olayın niteliğine göre değişmekle birlikte, doğru delillerle desteklenen taleplerin kabul edilme ihtimali yüksektir. Otoparkta hasar gören araçlarda değer kaybı, çoğu zaman göz ardı edilen ancak maddi karşılığı olan bir zarardır. Bu zararın tazmini, hukuki sorumluluğun doğru tespit edilmesine ve sürecin usulüne uygun yürütülmesine bağlıdır.