Sürekli iş göremezlik tazminatı, trafik kazası sonucunda kalıcı bedensel kayıp yaşayan ve çalışma gücü azalan kişinin uğradığı ekonomik zararların karşılanması amacıyla talep edilir. Tazminat başvurusunda öncelikle yaralanmanın kalıcı etkileri yetkili sağlık kuruluşundan alınan raporla belirlenir. Ardından kişinin çalışma gücü kaybı, gelir durumu, yaşı ve kazadaki kusur oranı değerlendirilerek tazminat hesaplanır. Zorunlu trafik sigortası kapsamındaki talepler için ilgili sigorta şirketine yazılı başvuru yapılması gerekir.
Sürekli iş göremezlik tazminatının hukuki dayanağını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 ve 55. maddeleri ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili hükümleri oluşturur. Trafik kazası nedeniyle meydana gelen kalıcı yaralanmalar, kişinin mevcut çalışma hayatını ve gelecekteki kazanç elde etme kapasitesini etkileyebilir. Ancak her yaralanma sürekli iş göremezlik tazminatı hakkı doğurmaz. Kalıcı kaybın kazayla bağlantısı ve ekonomik etkileri somut olayın koşullarına göre belirlenmelidir.

Trafik Kazası Sonrasında Sürekli İş Göremezlik Hangi Raporlarla Belirlenir?
Trafik kazası sonrasında sürekli iş göremezlik, yetkili sağlık kuruluşlarınca düzenlenen ve yaralanmanın kalıcı etkilerini ortaya koyan sağlık kurulu raporlarıyla belirlenir. Bu raporlarda kazaya bağlı bedensel kayıplar, fonksiyon bozuklukları ve gerekli değerlendirmeler yer alır. Tazminat hesabında kullanılacak raporun, kaza tarihinde geçerli olan mevzuata uygun şekilde hazırlanması ve yaralanmayla kalıcı kayıp arasındaki bağlantıyı ortaya koyması gerekir.
20 Şubat 2019 tarihinden sonra meydana gelen kazalarda, erişkinlerin kalıcı bedensel kayıplarının değerlendirilmesinde kural olarak Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik esas alınır. Bu kapsamda kazaya bağlı fonksiyon kayıplarını değerlendiren sağlık kurulu raporları düzenlenebilir. Daha önceki kazalarda ise olay tarihinde yürürlükte bulunan farklı yönetmeliklerin uygulanması gerekebilir. Yargıtay uygulamasında da raporun kaza tarihine uygun mevzuat uyarınca düzenlenmesi önem taşır.
Kalıcı iş göremezlik değerlendirmesi yapılırken kişinin tedavi sürecinin tamamlanması veya sağlık durumunun kalıcı etkilerinin tıbben belirlenebilir hâle gelmesi önemlidir. Tedavi devam ederken alınan raporlar her durumda nihai kaybı göstermeyebilir. Ayrıca 18 yaşından küçük kişilerin değerlendirilmesinde çocuklara ilişkin özel sağlık mevzuatı dikkate alınır. Sosyal Güvenlik Kurumunun sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasına yönelik değerlendirmesi ise trafik kazasından doğan tazminat hesabıyla aynı hukuki işlem değildir.
Sağlık kurulu raporunda belirtilen oranın hatalı olduğu veya yaralanmanın bütün etkilerini yansıtmadığı düşünülüyorsa ilgili mevzuat kapsamında rapora itiraz edilebilir. Yargılama sırasında da mahkeme, gerekli görmesi hâlinde yetkili sağlık kuruluşundan veya Adli Tıp Kurumundan yeniden değerlendirme isteyebilir. Özellikle farklı raporlarda çelişkili oranlar bulunması, tazminat miktarının belirlenmesini etkileyebilir.
Tazminat Talebinde Çalışma Gücü Kaybı ve Gelir Durumu Nasıl Değerlendirilir?
Sürekli iş göremezlik tazminatında çalışma gücü kaybı ve gelir durumu, kişinin kaza nedeniyle uğradığı ekonomik zararın hesaplanmasında birlikte değerlendirilir. Hesaplamada kalıcı bedensel kayıp oranı, yaş, gelir, çalışma koşulları ve kazadaki kusur durumu dikkate alınır. Amaç, kişinin kaza gerçekleşmeseydi sahip olması beklenen çalışma gücü ile kaza sonrasındaki durumu arasındaki ekonomik kaybı belirlemektir.
Çalışma gücü kaybının belirlenmesinde sağlık kurulu raporları temel alınır. Ancak kişinin kalıcı yaralanma sonrasında çalışmaya devam etmesi, her durumda tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. Örneğin trafik kazası nedeniyle kalıcı hareket kısıtlılığı yaşayan bir kişinin aynı işte çalışmayı sürdürmesi mümkün olsa da çalışma gücündeki azalma tazminat hesabında değerlendirilebilir. Bu nedenle yalnızca işten ayrılıp ayrılmadığına veya maaşının düşüp düşmediğine bakılması yeterli değildir.
Gelir durumunun belirlenmesinde maaş bordroları, SGK kayıtları, vergi belgeleri ve mesleki kazancı gösteren diğer kayıtlar kullanılabilir. Düzenli geliri bulunmayan öğrenciler, ev içi emek faaliyetinde bulunan kişiler veya kaza tarihinde çalışmayan kişiler bakımından da çalışma gücü kaybı değerlendirilebilir. Bu durumlarda gelir hesabının hangi esaslarla yapılacağı, kişinin özellikleri ve ilgili yargı uygulamaları çerçevesinde belirlenir.
Tazminat miktarı, gerekli veriler üzerinden aktüeryal hesaplama yapılarak tespit edilir. Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesi gereğince sosyal güvenlik ödemelerinin hukuki niteliği ve daha önce yapılan tazminat ödemeleri de dikkate alınmalıdır. Özellikle 2026 yılında aynı maddeye eklenen faiz ve mahsup hükümleri, tazminatın hesaplanmasını etkileyebilir. Bu nedenle yalnızca maluliyet oranına bakılarak kesin bir tazminat miktarı belirlenmesi mümkün değildir.

Sürekli İş Göremezlik İçin Sigorta Şirketine Hangi Belgeler Sunulur?
Sürekli iş göremezlik tazminatı için sigorta şirketine trafik kazasını, yaralanmanın kalıcı etkilerini ve ekonomik zararı gösteren belgeler sunulmalıdır. Özellikle kaza tespit tutanağı, sağlık kurulu raporu, hastane kayıtları, gelir belgeleri ve kimlik bilgileri başvurunun temelini oluşturur. Zorunlu trafik sigortası kapsamında tazminat talep edilebilmesi için ilgili sigortacıya yazılı başvuru yapılması gerekir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın Ek-6 bölümüne göre başvuruda istenebilecek başlıca belgeler şunlardır:
- Trafik kazası tespit tutanağı: Kazanın oluş şeklini ve taraflarını gösterir.
- Sağlık kurulu raporu: Kazaya bağlı kalıcı bedensel kaybın değerlendirilmesini sağlar.
- Epikriz ve tedavi raporları: Hastanede gerçekleştirilen tedavileri ve iyileşme sürecini gösterir.
- Adli muayene raporu: Yaralanmanın adli tıbbi değerlendirmesine ilişkin bilgileri içerir.
- Tetkik ve görüntüleme sonuçları: Kazaya bağlı yaralanmaların tıbbi olarak incelenmesini destekler.
- Gelir belgeleri: Kaza tarihindeki gelir ve çalışma durumunun belirlenmesine yardımcı olur.
- Kimlik ve banka hesap bilgileri: Başvuru sahibinin kimliğini ve ödeme bilgilerinin doğrulanmasını sağlar.
Başvuruda ayrıca sağlık verilerinin hukuka uygun biçimde işlenmesi için gerekli belgeler ve varsa kusur bilirkişi raporu istenebilir. Belgelerin eksik olması, sigorta şirketinin ek bilgi talep etmesine veya zarar hesabının tamamlanamamasına neden olabilir. Bu nedenle özellikle sağlık kurulu raporunun uygunluğu, tedavi kayıtlarının bütünlüğü ve gelir belgelerinin doğruluğu başvuru öncesinde kontrol edilmelidir.
Sigorta Şirketinin Eksik Ödeme veya Ret Kararından Sonra Hangi Yollara Başvurulabilir?
Sürekli iş göremezlik tazminatı başvurusunun reddedilmesi veya eksik ödeme yapılması durumunda, sigorta şirketinin kararına karşı Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir ya da gerekli dava şartları tamamlanarak tazminat davası açılabilir. Öncelikle ret gerekçesinin veya yapılan hesaplamanın incelenmesi gerekir. Özellikle maluliyet oranının düşük belirlenmesi, gelir bilgilerinin eksik değerlendirilmesi veya kusur oranına ilişkin uyuşmazlıklar, tazminat miktarını etkileyebilir.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesine göre, sigorta şirketine yapılan yazılı başvurunun 15 gün içinde cevaplanmaması veya verilen cevabın talebi karşılamaması hâlinde dava ya da tahkim yoluna gidilebilir. Sigorta Tahkim Komisyonu, sigorta şirketleriyle yaşanan uyuşmazlıkların çözümü için mahkemeye alternatif bir başvuru yoludur. Ancak aynı uyuşmazlığın daha önce mahkemeye taşınmış olması, tahkim başvurusuna engel oluşturabilir.
Tazminat davası açılması durumunda sigorta şirketinin sorumluluğu, poliçe kapsamı ve kaza tarihindeki teminat limitleri dikkate alınarak belirlenir. Sigortacıya karşı açılan davalarda kural olarak asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Kazadan sorumlu sürücü ve işletene karşı da tazminat talebinde bulunulabilir. Yargılama sırasında sağlık kurulu raporları, kusur değerlendirmesi ve aktüerya hesaplaması incelenerek tazminatın kapsamı belirlenir.
Zamanaşımı süreleri de başvuru sürecinde önemlidir. Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesi uyarınca maddi tazminat taleplerinde kural olarak zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıl, kaza tarihinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresi uygulanır. Kazanın suç oluşturması ve ceza kanununda daha uzun bir süre öngörülmesi hâlinde uzamış zamanaşımı gündeme gelebilir. Özellikle eksik ödeme sonrasında imzalanan sulh veya ibra belgelerinin hukuki sonuçları da yeniden talepte bulunulmadan önce değerlendirilmelidir.
Neden Arın Hukuk?
Özel Değerlendirme
Her dosya kendi koşullarına göre ele alınır.
Açık İletişim
Süreç boyunca anlaşılır bilgilendirme yapılır.
Planlı Hukuki Yaklaşım
Hukuki süreçler somut koşullara göre planlanır.