Trafik kazalarında sürücülerin ve üçüncü kişilerin uğradığı zararları teminat altına alan zorunlu mali mesuliyet sigortası (ZMM), genellikle maddi ve bedensel zararları karşılamaya odaklanır. Ancak, bu sigorta türünün kapsamında “değer kaybı” tazminatının yer alıp almadığı konusu, sürücüler ve mağdur araç sahipleri için merak konusudur. Değer kaybı, bir kazadan sonra onarılmış bir aracın piyasa değerinde meydana gelen düşüşü ifade eder. Bu zarar, onarım masraflarından bağımsızdır ve aracın geçmişinde kaza kaydı olduğu için ikinci el satış değerinde azalma meydana gelir.

ZMM sigortası, kusurlu tarafın karşı tarafa verdiği zararları karşılamakla yükümlüdür. Bu bağlamda, mağdur araç sahibinin kusurlu sürücünün sigorta poliçesinden değer kaybı talep etmesi mümkündür. Ancak değer kaybı talebinin ZMM sigortası tarafından karşılanabilmesi için bazı şartlar bulunmaktadır. Özellikle kazada karşı tarafın tamamen veya kısmen kusurlu olması, kazaya dair trafik tespit tutanağının düzenlenmiş bulunması ve araçta değer kaybına yol açacak nitelikte hasar oluşmuş olması gerekir.
ZMM Sigortası Hangi Zararları Kapsar?
Zorunlu trafik sigortası, kazada karşı tarafa verilen maddi zararları, bedensel yaralanmaları ve ölüm halinde cenaze masraflarını kapsar. Bu sigorta, araç sahibinin değil, kusurlu olarak zarar verdiği üçüncü kişilerin zararını karşılar. Dolayısıyla araç sahibinin kendi aracında oluşan zararlar, ancak kasko sigortası ile teminat altına alınabilir. ZMM kapsamında değerlendirilen başlıca zarar türleri şunlardır:
- Araçtaki maddi hasarlar
- Yaralanma veya ölüm durumunda tedavi masrafları
- Kazaya karışan yayaların uğradığı zararlar
- İş gücü kaybı gibi bedensel zararlar
- Kaza nedeniyle oluşan değer kaybı (belirli şartlarla)
Değer kaybı, bu listedeki diğer zarar türlerine göre daha tartışmalı bir alan olsa da, uygulamada ZMM sigortası kapsamında talep edilebilmektedir.
Değer Kaybı Almak İçin Hangi Koşullar Gerekir?
Değer kaybı tazminatına hak kazanmak için bazı temel koşulların sağlanması gerekir. Öncelikle kazada mağdur olan aracın kusursuz ya da en fazla %50 oranında kusurlu olması gerekmektedir. Ayrıca, kazanın ardından aracın bir onarım süreci geçirmiş olması ve bu onarımın aracın ikinci el değerini düşürecek nitelikte olması gerekir.
Diğer yandan, araçta daha önceden hasar bulunmaması ya da hasar geçmişinin değer kaybını doğrudan etkileyecek ölçüde olmaması gerekir. Değer kaybı talebi için araç kilometresi, model yılı ve onarım yöntemi gibi faktörler de değerlendirilir. Özellikle lüks ve yeni araçlarda daha yüksek değer kaybı tazminatları gündeme gelebilir. Değer kaybı talebi için trafik tutanağı, ekspertiz raporu, ruhsat fotokopisi gibi belgelerin temin edilmesi önemlidir.
Kasko Sigortası İle ZMM Sigortası Arasındaki Fark Nedir?
ZMM sigortası, üçüncü kişilere verilen zararları karşılayan zorunlu bir sigorta türüdür. Kasko sigortası ise araç sahibinin kendi aracında oluşabilecek her türlü hasarı teminat altına alan isteğe bağlı bir sigortadır. Bu fark, sigorta kapsamı açısından önemli sonuçlar doğurur. ZMM sigortası ile başka bir kişiye zarar verdiğinizde onun masraflarını sigorta şirketi karşılar; oysa kendi aracınızdaki hasar veya değer kaybı için yalnızca kasko poliçeniz devreye girer.
Değer kaybı tazminatında ise sigorta şirketine başvurunun yönü önemlidir. Eğer siz mağdur iseniz ve karşı taraf kusurluysa, onun ZMM sigortasına başvurarak tazminat talep edebilirsiniz. Ancak kendi kusurunuz söz konusuysa, değer kaybını kendi kaskonuz ödemeyecektir. Bu nedenle, her iki sigorta türü de farklı koruma alanları sunduğundan, araç sahiplerinin hem ZMM hem de kasko sigortasını birlikte değerlendirmesi önemlidir.
Sigorta Şirketi Ödemeyi Reddederse Ne Yapılmalı?
Bazı durumlarda sigorta şirketleri değer kaybı talebini reddedebilir veya teklif edilen tazminat miktarı gerçeği yansıtmayabilir. Bu durumda, araç sahibinin hak arama yolları açık olup, çeşitli adımlar izlenebilir. Öncelikle sigorta şirketine yazılı bir itiraz dilekçesi sunulabilir ve konu hakkında tekrar değerlendirme talep edilebilir. Bu başvuruda trafik tutanağı, ekspertiz raporu ve onarım faturaları gibi belgeler eklenmelidir.
Eğer sigorta şirketi yine de ödeme yapmazsa, Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru yapılabilir. Bu komisyon, sigorta uyuşmazlıklarında hızlı ve düşük maliyetli bir çözüm sunar. Alternatif olarak doğrudan dava açmak da mümkündür. Ancak dava süreci daha uzun ve masraflı olabileceğinden önce tahkim yolunun tercih edilmesi tavsiye edilir.
Değer Kaybı İçin Arabuluculuk ve Dava Süreci Nasıl İşler?
Sigorta şirketi ile yaşanan uyuşmazlıkların çözümü için arabuluculuk ve dava süreçleri önemlidir. 2023 yılı itibarıyla birçok ticari nitelikli uyuşmazlıkta zorunlu arabuluculuk uygulaması bulunmaktadır. Değer kaybı talebi de belirli koşullarda arabuluculuğa konu olabilir. Taraflar, sigorta şirketi ile anlaşma sağlayamazsa, arabuluculuk tutanağı ile mahkemeye başvurma hakkına sahiptir.
Dava açıldığında, mahkeme sürecinde trafik kazasına ilişkin tüm belgeler ve uzman görüşleri değerlendirilir. Ekspertiz raporları, bilirkişi incelemeleri ve onarım kayıtları bu süreçte önem taşır. Mahkeme, araçta oluşan değer kaybını belirleyerek uygun tazminata hükmedebilir. Bu süreç sonunda, mağdur araç sahibi yasal yollardan hakkını alabilir.
Değer kaybı sürecinde haklarınızı korumak, doğru bilgi ve belgeyle mümkündür.