Göçmen Kaçakçılığı Suçu

Göçmen kaçakçılığı suçu, özellikle sınır güvenliği, kamu düzeni ve insan hakları açısından ciddi sonuçlar doğurabilen, uluslararası boyutu olan bir suç tipidir. Bu suç, hem bireysel düzeyde insan sömürüsüne yol açmakta hem de devletlerin sınır güvenliğini tehdit etmektedir.

Göçmen kaçakçılığı; herhangi bir yabancı uyruklu kişiyi, ülkeye yasa dışı yollardan sokmak ya da ülkede kalmasına olanak sağlamak veya başka bir ülkeye çıkmasına aracılık etmek gibi eylemlerle gerçekleşir. Suçun işleniş şekli, genellikle maddi kazanç sağlama amacıyla, profesyonel ağlar ya da organizasyonlar aracılığıyla gerçekleştirilir. Bu nedenle kamu düzeni açısından önemli bir tehlike oluşturur.

Göçmen Kaçakçılığı Suçunun Tanımı Nedir?

Türk Ceza Kanunu’nun 79. maddesine göre göçmen kaçakçılığı suçu; “bir yabancının, yasal olmayan yollarla Türkiye’ye girmesini veya Türkiye’den çıkmasını sağlamak” şeklinde tanımlanmıştır. Aynı madde kapsamında, göçmeni ülke içinde barındırmak, taşımak ya da bu fiillere yardım etmek de suç sayılır.

Burada dikkat çeken nokta, göçmenin rızasının olup olmamasının suçun oluşumunu engellemediğidir. Yani kişi kendi isteğiyle yasa dışı yollarla sınırdan geçmek istese bile, ona bu konuda yardım eden kişi yine de göçmen kaçakçılığı suçunu işlemiş sayılır. Dolayısıyla bu suçun oluşması için göçmenin mağdur durumda olması şart değildir; fiilin kendisi yasa dışı olduğu için cezalandırılır.

Göçmen Kaçakçılığı Suçunun Cezası Nedir?

TCK 79. maddeye göre göçmen kaçakçılığı suçu işleyen kişiye 3 yıldan 8 yıla kadar hapis ve 10.000 güne kadar adli para cezası verilir. Bu ceza miktarı, suçun ağırlığına ve organizasyonel yapısına göre artırılabilir. Suçun tek seferlik ya da organize biçimde, çok sayıda kişiyle işlenmiş olması hâlinde ceza oranları üst sınırdan verilebilir.

Eğer fiil, tehlikeli yollarla, insan hayatını riske atacak şekilde veya insan onurunu zedeleyen koşullarda işlenmişse, ceza ayrıca artırılır. Bu artırımlar, özellikle tekneyle tehlikeli yolculuklar ya da çocukların kullanıldığı durumlarda uygulamaya konulur. Ayrıca, suçun örgütlü şekilde işlenmesi durumunda Terörle Mücadele Kanunu kapsamında ağırlaştırılmış cezalar gündeme gelir.

Gönüllü Taşıma Durumunda Suç Oluşur Mu?

Göçmen kendi isteğiyle ülkeye girmek ya da çıkmak istese dahi, ona yasa dışı şekilde yardım eden kişinin eylemi suç oluşturur. Çünkü göçmen kaçakçılığı suçunun oluşması için göçmenin mağduriyet yaşaması ya da kandırılması gerekmez. Bu suç, kamu düzenine ve devletin sınır rejimine karşı işlendiğinden, rıza unsuru suçun oluşmasını etkilemez.

Örneğin, bir kişi, sınır kapısından geçemeyen yabancı uyruklu birini kendi arabasıyla sınır dışına çıkarıyorsa, göçmen bu duruma gönüllü olsa bile taşıyan kişi suç işlemiş sayılır. Hatta bazı durumlarda göçmenlerin para teklif etmesi ya da yardım talep etmesi, taşıyıcı açısından suçu ortadan kaldırmaz. Yasa dışı bir fiilin gerçekleştirilmesi ve bundan maddi/manevi kazanç elde edilmesi yeterlidir.

Göçmen Kaçakçılığı Suçu Kim Tarafından Takip Edilir?

Göçmen kaçakçılığı suçu, Cumhuriyet savcıları tarafından re’sen takip edilir. Şikâyete bağlı bir suç değildir. Dolayısıyla suç işlendiği yönünde herhangi bir bilgi, ihbar veya emare bulunması durumunda savcılık doğrudan soruşturma başlatabilir. Kolluk kuvvetleri (emniyet, jandarma, sahil güvenlik) suçun tespiti hâlinde delil toplar, şüpheli kişileri yakalar ve olayı savcılığa bildirir.

Suçun işlendiği yerin Cumhuriyet Başsavcılığı, suçun soruşturulmasında yetkilidir. Ancak suçun sınır ötesi nitelikte olması durumunda uluslararası iş birliği de gündeme gelir. Özellikle Interpol ve Europol gibi kuruluşlar, göçmen kaçakçılığıyla ilgili dosyalarda Türk makamlarıyla koordinasyon içinde çalışabilir.

Göçmen Kaçakçılığı Suçunun Ağırlaştırıcı Nedenleri Nelerdir?

Göçmen kaçakçılığı suçunun bazı ağırlaştırıcı halleri mevcuttur ve bunlar, cezanın artmasına yol açar. Suçun örgütlü şekilde işlenmesi, bu suç için en önemli ağırlaştırıcı nedendir. Eğer suç, birden fazla kişinin sürekli iş bölümü içinde çalıştığı bir yapı tarafından gerçekleştirilmişse, örgüt faaliyeti kapsamında değerlendirilir.

Bir diğer ağırlaştırıcı neden, göçmenlerin hayatını tehlikeye atan koşullarda taşınmalarıdır. Özellikle deniz yoluyla kapasitesinin çok üstünde insan taşıyan teknelerle yapılan kaçakçılık olayları, bu kapsamdadır. Göçmenlerin aç-susuz bırakılması, sağlık hizmetlerine erişimlerinin engellenmesi, istismar edilmesi gibi durumlar da cezanın artırılmasını sağlar.

Ayrıca, suçun kamu görevlisi tarafından görevinin sağladığı yetki kötüye kullanılarak işlenmesi durumunda da ceza ağırlaştırılır. Bu gibi durumlarda faile hem asli suçtan hem de görevi kötüye kullanmaktan dolayı ayrıca ceza verilir.