Beş Yıllık İkametle Türk Vatandaşlığı Başvurusu Nasıl Yapılır?

Beş yıllık ikametle Türk vatandaşlığı başvurusu, Türkiye’de başvuru tarihinden geriye doğru kesintisiz olarak en az beş yıl yasal ve vatandaşlık bakımından geçerli ikamet koşulunu sağlayan yabancıların, diğer kanuni şartları da taşımaları hâlinde Türk vatandaşlığını kazanmak amacıyla yaptıkları başvurudur. Genel yolla vatandaşlık kazanma olarak da adlandırılan bu süreçte başvuru, yerleşim yerinin bulunduğu valiliğe bağlı il nüfus ve vatandaşlık müdürlüğü aracılığıyla yapılır. Gerekli incelemelerin ardından vatandaşlığın kazanılıp kazanılmayacağına İçişleri Bakanlığı karar verir.

5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 11. maddesi, genel yolla Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılarda aranan şartları düzenlemektedir. Ancak Türkiye’de beş yıl yaşamış olmak veya beş yıl boyunca ikamet izni sahibi olmak tek başına vatandaşlık hakkı kazandırmaz. Başvuru sahibinin Türkiye’de yerleşme niyetini ortaya koyması, geçimini sağlayabilecek gelire veya mesleğe sahip olması, yeterli düzeyde Türkçe konuşabilmesi ve diğer kanuni şartları karşılaması gerekir.

Vatandaşlık başvurusunda en sık karşılaşılan sorunlar, ikamet sürelerinin yanlış hesaplanması, vatandaşlık açısından geçerli olmayan ikamet izinlerinin hesaba katılması, gelir belgelerinin yetersizliği ve başvuru dosyasındaki eksikliklerden kaynaklanır. Bu nedenle sürecin başında ikamet geçmişinin incelenmesi, başvuru şartlarının değerlendirilmesi ve belgelerin doğru hazırlanması önem taşır.

Beş Yıllık İkametle Vatandaşlığa Başvurmak İçin Hangi Şartlar Aranır?

Beş yıllık ikametle Türk vatandaşlığına başvurabilmek için yabancının başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz beş yıl ikamet etmiş olması, Türkiye’ye yerleşme iradesini göstermesi, yeterli Türkçe konuşabilmesi, geçimini sağlayabilecek gelire veya mesleğe sahip olması ve 5901 sayılı Kanun’un 11. maddesinde belirtilen diğer şartları karşılaması gerekir. Ayrıca kişinin millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından vatandaşlık kazanmasına engel teşkil eden bir durumunun bulunmaması aranır.

5901 sayılı Kanun kapsamında genel yolla Türk vatandaşlığının kazanılması için aranan başlıca şartlar şunlardır:

  • Kendi millî kanununa, vatansız ise Türk hukukuna göre ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmak.
  • Başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz beş yıl ikamet etmiş olmak.
  • Türkiye’de yerleşmeye karar verdiğini davranışlarıyla göstermek.
  • Genel sağlık bakımından tehlike teşkil eden bir hastalığı bulunmamak.
  • İyi ahlak sahibi olmak.
  • Yeterli düzeyde Türkçe konuşabilmek.
  • Kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin geçimini sağlayabilecek gelire veya mesleğe sahip olmak.
  • Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil eden bir durumu bulunmamak.

Bu şartlar birlikte değerlendirilir. Özellikle beş yıllık ikamet şartı, yalnızca Türkiye’de geçirilen takvim süresine göre belirlenmez. Yabancının hangi hukuki gerekçeyle ülkede kaldığı, ikamet izinlerinin geçerliliği, Türkiye’ye giriş ve çıkış tarihleri ile ikamet sürelerinde kesinti bulunup bulunmadığı incelenir.

5901 sayılı Kanun’un 15. maddesine göre vatandaşlık başvurusu için aranan ikamet süresi içerisinde yabancı, toplam 12 ayı geçmemek üzere Türkiye dışında bulunabilir. Bu süreler, kanunda öngörülen ikamet süresine dâhil edilir. Bununla birlikte Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in 71. maddesinde daha önceki altı aylık sınıra dayanan ifadeler de bulunduğundan, kanun ile yönetmelik arasındaki farklılık ve somut olayın giriş-çıkış kayıtları birlikte değerlendirilmelidir.

Resmi dairede vatandaşlık başvurusu için hazırlanan pasaport, kimlik kartı ve evrak dosyası.

İkamet süresinin hesabında dikkat edilmesi gereken bir başka konu, her yasal ikamet türünün genel yolla vatandaşlık bakımından geçerli sayılmamasıdır. Turistik amaçlı ikamet, öğrenim, tedavi veya öğrenim gören çocuğa refakat gibi Türkiye’ye yerleşme niyetini göstermeyen nedenlerle alınmış ikamet izinleri, ilgili yönetmelik hükümleri gereğince doğrudan geçerli ikamet olarak kabul edilmez. Bazı ikamet türlerinde daha sonra vatandaşlık bakımından geçerli bir ikamet nedenine geçilmesi önceki sürelerin değerlendirilmesine imkân verebilse de turistik ikamet bakımından özel bir istisna bulunmaktadır. Bu nedenle kişinin beş yıl boyunca yasal olarak Türkiye’de bulunmuş olması, her durumda beş yıllık vatandaşlık şartını sağladığı anlamına gelmez.

Türkiye’de yerleşme niyetinin bulunması da ayrı bir şarttır. Bir iş yerinde çalışma iznine bağlı olarak çalışmak, iş kurmak, ticari faaliyet yürütmek, taşınmaz edinmek veya Türkiye’de aile düzeni oluşturmak gibi durumlar, kişinin yerleşme iradesinin değerlendirilmesinde dikkate alınabilir. Ancak bu unsurlardan herhangi birinin tek başına bulunması, vatandaşlığın kazanılacağı anlamına gelmez.

Türkçe yeterliliği de başvuru sürecinde değerlendirilir. Kanunda belirli bir dil sınavından alınması gereken genel bir puan şartı öngörülmemiştir. Bunun yerine kişinin toplumsal yaşama uyum sağlayabilecek düzeyde Türkçe konuşabilmesi aranır. Bu yeterlilik, vatandaşlık başvuru inceleme komisyonunun gerçekleştirdiği mülakat sırasında değerlendirilir.

Beş yıllık ikamet süresinin tamamlanması vatandaşlık kazanımını garanti etmez. Kanun’un 10. maddesine göre başvuru şartlarının sağlanması, yabancıya mutlak bir vatandaşlık hakkı vermez. İdare, gerekli inceleme ve araştırmaları gerçekleştirerek başvuru hakkında karar verir.

Başvuru Öncesinde Hangi İkamet ve Gelir Belgeleri Hazırlanmalıdır?

Beş yıllık ikametle Türk vatandaşlığı başvurusu öncesinde, Türkiye’deki yasal ikamet geçmişini ve geçim kaynaklarını ortaya koyan belgeler hazırlanmalıdır. Özellikle mevcut ve önceki ikamet izinleri, yurda giriş-çıkış kayıtları, çalışma izni, gelir veya meslek belgeleri, kimlik ve medeni hâl belgeleri ile ilgili sağlık raporu başvuru dosyasında önem taşır. Gerekli belgelerin kapsamı, Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in 17. maddesi çerçevesinde belirlenir.

Başvuruda öncelikle kişinin Türkiye’deki ikamet geçmişinin belgelenmesi gerekir. Bu amaçla il göç idaresi müdürlüğünden temin edilen ikamet ve giriş-çıkış kayıtları ile mevcut ikamet izni bilgileri değerlendirilir. Geçmişte farklı ikamet türleri kullanılmışsa her bir dönemin vatandaşlık bakımından geçerli olup olmadığı ayrıca incelenmelidir.

İkamet belgelerinde özellikle başvuru tarihinden önceki beş yıllık dönemin eksiksiz biçimde ortaya konulması önemlidir. İkamet izninin süresinin dolması, uzatma başvurusunun zamanında yapılmaması veya giriş-çıkış kayıtlarında beklenenden uzun yurt dışı kalışlarının bulunması, başvuru şartlarının değerlendirilmesini etkileyebilir. Yabancının çalışma izniyle Türkiye’de bulunduğu dönemlerde ise çalışma izninin 6458 sayılı Kanun kapsamında ikamet izni yerine geçmesi dikkate alınır.

Gelir belgeleri, başvuru sahibinin kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin geçimini sağlayabildiğinin gösterilmesi amacıyla hazırlanır. Başvuru sahibinin çalışma durumuna göre çalışma izni, iş sözleşmesi, maaş bordrosu, SGK kayıtları, vergi levhası veya ticari faaliyetini gösteren diğer belgeler kullanılabilir. Gelirini farklı kaynaklardan sağlayan kişiler bakımından bu kaynakların hukuki niteliği ve belgelendirilebilirliği ayrıca değerlendirilmelidir.

Kanunda genel yolla vatandaşlık başvurusunda herkes için geçerli, sabit bir banka bakiyesi veya belirli tutarda yatırım yapma zorunluluğu öngörülmemiştir. Esas olan, kişinin geçimini sağlayabilecek gelir veya mesleğe sahip olmasıdır. Bu nedenle gelir şartı, yatırım yoluyla istisnai vatandaşlık kazanımında aranan parasal koşullarla karıştırılmamalıdır.

Başvuru öncesi görüşmede evrakları kontrol eden görevli, pasaport ve form dolduran başvuru sahibi.

Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik uyarınca başvuru dosyasında bulunması gereken diğer başlıca belgeler ise şunlardır:

  • Genel yolla vatandaşlık kazanma başvuru formu (VAT-3).
  • Geçerli pasaport veya kişinin hangi devlet vatandaşı olduğunu gösteren benzeri belge.
  • Doğum belgesi veya kimlik bilgilerini gösteren resmî kayıt.
  • Medeni hâl belgesi ve duruma göre evlenme, boşanma veya eşin ölümüne ilişkin belgeler.
  • Varsa eş ve çocuklarla aile bağını gösteren kayıtlar.
  • Genel sağlık bakımından tehlike teşkil eden hastalık bulunmadığını gösteren, ilgili usule uygun sağlık raporu.
  • Başvuru tarihinden geriye dönük beş yıllık ikamet ve yurda giriş-çıkış kayıtları.
  • Başvuru tarihinden ileriye doğru, vatandaşlık işlemlerinin sonuçlandırılmasına yetecek süreli ikamet izni.
  • Gelir veya meslek durumunu kanıtlayan belgeler.
  • Varsa kesinleşmiş mahkûmiyet kararının onaylı örneği.
  • Vatandaşlık başvuru hizmet bedelinin yatırıldığını gösteren makbuz.

Yabancı ülkelerden alınan resmî belgelerin Türkiye’de kullanılabilmesi için belgenin türüne ve düzenlendiği ülkeye göre apostil, konsolosluk tasdiki veya başka bir tasdik usulü gerekebilir. Ayrıca gerekli belgelerin Türkçe tercümelerinin ve uygun hâllerde noter onaylarının hazırlanması gerekir. Her yabancı belge için aynı tasdik işleminin uygulanacağı varsayılmamalıdır.

Başvuruda kullanılan pasaport, ikamet izni, doğum belgesi ve medeni hâl kayıtlarındaki kimlik bilgilerinin tutarlı olması da önem taşır. İsim, soyadı, doğum tarihi veya aile bağı bilgilerinde farklılık bulunması hâlinde ek açıklama veya belge istenebilir. Bu nedenle dosya teslim edilmeden önce belgelerin hem içerik hem de geçerlilik yönünden kontrol edilmesi gerekir.

Genel Yolla Vatandaşlık Başvurusu Hangi Makama Yapılır?

Genel yolla Türk vatandaşlığı başvurusu, yabancının Türkiye’deki yerleşim yerinin bulunduğu valiliğe bağlı il nüfus ve vatandaşlık müdürlüğüne yapılır. Başvurunun değerlendirilmesi ve vatandaşlığın kazanılmasına ilişkin nihai karar ise İçişleri Bakanlığının yetkisindedir. Dolayısıyla il nüfus ve vatandaşlık müdürlüğü başvuru işlemlerini yürütürken vatandaşlık kazanma kararı doğrudan bu müdürlük tarafından verilmez.

5901 sayılı Kanun’un 37. maddesi uyarınca vatandaşlık başvuruları, yurt içinde ikamet edilen yer valiliğine; yurt dışında ise dış temsilciliklere yapılır. Ancak beş yıllık ikamete dayalı genel vatandaşlık başvurusunda Türkiye’deki yerleşim ve ikamet koşulları belirleyici olduğundan başvurunun ilgili valilik üzerinden yürütülmesi gerekir.

Başvuru işlemi sırasında il nüfus ve vatandaşlık müdürlüğü gerekli belgeleri kontrol eder ve başvuru sahibinin genel şartları taşıyıp taşımadığı konusunda ön inceleme yapar. Belgelerin eksik olması, beş yıllık ikamet koşulunun sağlanmaması veya başvuru için gerekli diğer şartların bulunmaması durumunda başvurunun işleme alınmaması söz konusu olabilir.

Vatandaşlık başvuruları bizzat veya bu hakkın kullanılmasına ilişkin özel vekâletname aracılığıyla yapılabilir. Ancak başvuru sahibinin şahsen katılması gereken parmak izi, mülakat veya kimlik doğrulama işlemleri vekil aracılığıyla tamamlanamaz. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün açıklamalarına göre posta yoluyla vatandaşlık başvurusu kabul edilmemektedir.

Başvuru sahibinin ayrıca ikamet izni işlemleri ile vatandaşlık işlemlerini birbirinden ayırması gerekir. İkamet izni başvuruları il göç idaresi müdürlüklerinin görev alanındayken, vatandaşlık başvuruları il nüfus ve vatandaşlık müdürlükleri üzerinden yürütülür. İkamet izni süresinin uzatılması veya izin türünün değiştirilmesi gerektiğinde bu işlemler vatandaşlık başvurusundan ayrı olarak değerlendirilmelidir.

Başvuru sırasında hazırlanacak dosyanın içeriği, ikamet geçmişi ve gelir durumuna göre farklılık gösterebilir. Özellikle beş yıllık dönemde birden fazla ikamet türüne sahip olan, uzun süre yurt dışında kalan veya çalışma statüsünde değişiklik bulunan yabancıların başvuru öncesinde hukuki durumlarını değerlendirmesi önemlidir.

Bu kapsamda vatandaşlık hukuku alanındaki hukuki danışmanlık, başvuru şartlarının tespit edilmesi, belgelerin incelenmesi ve izlenecek idari sürecin belirlenmesi bakımından gündeme gelebilir.

Başvurunun İncelenmesi ve Karar Süreci Nasıl İlerler?

Beş yıllık ikametle Türk vatandaşlığı başvurusunun incelenmesi; ön değerlendirme, belge ve ikamet kayıtlarının kontrolü, ilgili kurumlar tarafından yapılan araştırmalar, vatandaşlık başvuru inceleme komisyonunun mülakatı ve İçişleri Bakanlığının karar aşamalarından oluşur. Başvuru dosyasının tamamlanması, vatandaşlığın doğrudan kazanıldığı anlamına gelmez. Başvuru sahibi hakkında gerekli idari incelemeler gerçekleştirilir.

İlk aşamada il nüfus ve vatandaşlık müdürlüğü tarafından sunulan belgeler ve başvuru şartları değerlendirilir. Başvuru sahibinin beş yıllık geçerli ikamet koşulunu taşımadığı, gerekli belgeleri sunamadığı veya diğer temel koşulları karşılamadığı anlaşılırsa dosya işleme alınmayabilir. Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesi gereğince bu durumun ilgili kişiye yazılı olarak bildirilmesi öngörülmüştür.

Başvurunun işleme alınmasının ardından kişinin Türkiye’deki ikamet geçmişi, yurda giriş ve çıkışları, başvuru sırasında sunduğu bilgiler ve ilgili diğer hususlar araştırılır. Bu aşamada millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel oluşturabilecek durumların bulunup bulunmadığı da değerlendirilir. İncelemeler yalnızca başvuru formundaki beyanlarla sınırlı kalmayabilir; ilgili kamu kurumlarından bilgi ve belge temin edilebilir.

Vatandaşlık başvuru inceleme komisyonu tarafından gerçekleştirilen mülakat, genel yolla vatandaşlık kazanma sürecinin önemli aşamalarından biridir. Yönetmelik’in 19. maddesi uyarınca mülakatta başvuru sahibinin Türkçe konuşma yeterliliği, geçimini nasıl sağladığı, Türkiye’nin toplumsal yaşamına uyumu ve başvuru şartlarını taşıyıp taşımadığı değerlendirilir.

Mülakat sırasında başvuru sahibinin Türkiye’deki yaşamı, çalışma durumu, aile düzeni ve yerleşme iradesine ilişkin bilgiler de önem taşıyabilir. Komisyon tarafından yapılan değerlendirme sonucunda oluşan kanaat, vatandaşlık mülakat formuna kaydedilir. Bu nedenle mülakat, yalnızca şekli bir görüşmeden ibaret değildir; kişinin kanunda öngörülen şartları karşılayıp karşılamadığının incelendiği bir aşamadır.

Komisyonun başvuru şartlarının sağlandığını tespit etmesi hâlinde dosya, karar verilmek üzere İçişleri Bakanlığına gönderilir. Buna karşılık şartların taşınmadığı sonucuna ulaşılırsa dosyanın Bakanlığa gönderilmemesi ve ilgili kişiye gerekli bildirimin yapılması mümkündür.

5901 sayılı Kanun’un 19. maddesi gereğince Bakanlık, dosya üzerinde gerekli inceleme ve araştırmaları yaparak başvurunun uygun olup olmadığına karar verir. Uygun bulunan yabancılar Bakanlık kararıyla Türk vatandaşlığını kazanabilir. Şartları taşımadığı veya vatandaşlığa alınması uygun görülmediği değerlendirilen kişilerin başvuruları ise reddedilebilir.

Vatandaşlık başvurusunun ne kadar sürede sonuçlanacağı konusunda her dosyaya uygulanabilecek kesin bir süre bulunmamaktadır. İncelemelerin kapsamı, güvenlik araştırmaları, başvuruların yoğunluğu ve eksik belgelerin tamamlanması gibi unsurlar süreci etkileyebilir. Bu nedenle genel vatandaşlık başvurularının belirli sayıda ay içerisinde mutlaka olumlu sonuçlanacağını söylemek mümkün değildir.

Başvurunun uzun süre incelemede kalması ile başvurunun reddedilmesi farklı hukuki durumlardır. Dosyanın araştırma aşamasında bulunması, tek başına olumsuz karar verileceği anlamına gelmez. Ancak uzun süre sonuçlanmayan dosyalarda mevcut işlem aşamasının, eksik belge taleplerinin ve idarenin değerlendirme durumunun incelenmesi gerekebilir.

Başvurunun Olumsuz Sonuçlanması Halinde Hangi Hukuki Yollar Değerlendirilebilir?

Beş yıllık ikametle Türk vatandaşlığı başvurusunun olumsuz sonuçlanması hâlinde ret gerekçesinin incelenmesi, uygun koşullarda idareye yeniden değerlendirme başvurusu yapılması veya idare mahkemesinde iptal davası açılması değerlendirilebilir. Başvurunun reddedilmesi, her durumda hukuki sürecin tamamen sona erdiği anlamına gelmez. Ancak izlenecek yol, kararın hangi makam tarafından verildiğine, ret gerekçesine ve başvuru sahibinin mevcut durumuna göre belirlenir.

Genel yolla vatandaşlık başvuruları farklı aşamalarda olumsuz sonuçlanabilir. İl nüfus ve vatandaşlık müdürlüğü tarafından yapılan ön incelemede başvuru koşullarının sağlanmadığının belirlenmesi, vatandaşlık başvuru inceleme komisyonunun olumsuz değerlendirmesi veya İçişleri Bakanlığının ret kararı vermesi farklı idari işlemlerdir. Dolayısıyla başvuru sahibinin öncelikle hakkında hangi işlemin tesis edildiğini tespit etmesi gerekir.

Vatandaşlık başvurusunun reddedilmesine neden olabilecek durumlar arasında geçerli ikamet süresinin yetersizliği, ikamet kayıtlarındaki kesintiler, gelir şartının sağlanamaması, belgelerin eksikliği, Türkçe yeterliliğinin yetersiz görülmesi ve millî güvenlik veya kamu düzeni değerlendirmeleri bulunabilir. Ret gerekçesinin somut olay bakımından hukuka uygun olup olmadığı ise ayrıca incelenmelidir.

Başvuru sahibi, idarenin hatalı bir süre hesabı yaptığını, sunulan belgeleri yeterince değerlendirmediğini veya başvuru şartlarını taşımasına rağmen hukuka aykırı bir karar verildiğini düşünüyorsa idari yargı yoluna başvurabilir. Bu durumda ret işleminin iptali talep edilerek kararın hukuka uygunluğu mahkeme önüne taşınabilir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesi uyarınca, özel bir süre öngörülmeyen idari işlemlere karşı genel dava açma süresi 60 gündür. Vatandaşlık başvurusunun reddine karşı açılacak iptal davasında da kural olarak ret kararının usulüne uygun biçimde tebliğ edilmesini izleyen günden itibaren bu süre dikkate alınır. Tebligat tarihi, işlemin niteliği ve dava açma süresini etkileyebilecek diğer hususlar somut olayda incelenmelidir.

Ret kararına karşı dava açılmadan önce idareye yeniden değerlendirme talebi yöneltilmesi de mümkün olabilir. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesi kapsamında, dava açma süresi içerisinde işlemin kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesi istenebilir. Bu tür bir başvuru, kanunda öngörülen şartlarda işlemeye başlamış dava açma süresini durdurur. İdarenin 30 gün içerisinde cevap vermemesi hâlinde talep reddedilmiş sayılır ve dava açma süresi kalan kısmı üzerinden yeniden işlemeye başlar.

Bu nedenle idareye yapılan her yeni dilekçenin dava açma süresini baştan başlatacağı düşünülmemelidir. Özellikle ret kararından sonra yapılan başvuruların hukuki niteliği ve süre hesabı önem taşır. Yanlış hesaplanan süreler, başvuru sahibinin yargısal denetim imkânını kaybetmesine neden olabilir.

Vatandaşlık başvurusunun reddine karşı açılacak iptal davasında idare mahkemesi, başvuru sahibinin vatandaşlığa alınmasının uygun olup olmadığını idarenin yerine geçerek karara bağlamaz. Mahkeme, dava konusu idari işlemin hukuka uygun olup olmadığını denetler. Ret işleminin hukuka aykırı olduğuna karar verilmesi durumunda işlem iptal edilebilir ve idarenin mahkeme kararının gereklerine uygun biçimde yeniden değerlendirme yapması gerekir.

5901 sayılı Kanun’un 10. maddesi, vatandaşlık için aranan şartların sağlanmasının kişiye mutlak bir vatandaşlık hakkı vermediğini düzenlemektedir. Ancak bu hüküm, vatandaşlık başvurularına ilişkin idari işlemlerin yargısal denetim dışında olduğu anlamına gelmez. İdarenin yetkisini hukuka uygun kullanıp kullanmadığı, değerlendirmede maddi veya hukuki hata bulunup bulunmadığı ve kararın dayanakları iptal davasında incelenebilir.

Bu aşamada vatandaşlık başvurusu reddi iptal davası kapsamında ret kararının, tebliğ belgelerinin, başvuru dosyasının, ikamet kayıtlarının ve varsa güvenlik değerlendirmesine ilişkin bilgilerin birlikte ele alınması önem taşır. Dava dilekçesinde işlemin hangi yönlerden hukuka aykırı olduğu somut gerekçelerle açıklanmalıdır.

Bazı durumlarda ise iptal davası yerine yeni bir vatandaşlık başvurusu yapılması değerlendirilebilir. Örneğin eksik ikamet süresinin sonradan tamamlanması, geçerli bir ikamet türüne geçilmesi veya daha önce bulunmayan gelir belgelerinin temin edilmesi yeni başvurunun hukuki koşullarını değiştirebilir. Ancak aynı koşullarla ve aynı belgelerle yeniden başvurulması, önceki ret gerekçesini ortadan kaldırmayabilir.

Beş yıllık ikametle Türk vatandaşlığı kazanma sürecinde başvuru öncesi hazırlık ile ret sonrasındaki hukuki değerlendirme birbirini tamamlayan iki önemli aşamadır. Başvuru yapılmadan önce ikamet süresinin ve niteliğinin doğru hesaplanması, gelir ve meslek belgelerinin eksiksiz hazırlanması, Türkiye’de yerleşme niyetinin ortaya konulması ve diğer kanuni şartların değerlendirilmesi gerekir. Başvurunun olumsuz sonuçlanması durumunda ise ret gerekçesi ve tebliğ tarihi dikkate alınarak uygun hukuki yol belirlenmelidir.

Neden Arın Hukuk?

Özel Değerlendirme

Her dosya kendi koşullarına göre ele alınır.

Açık İletişim

Süreç boyunca anlaşılır bilgilendirme yapılır.

Planlı Hukuki Yaklaşım

Hukuki süreçler somut koşullara göre planlanır.