Boşanma sürecinde eşler arasında en çok uyuşmazlık yaşanan konulardan biri mal paylaşımıdır. Boşanmada mal paylaşımı nasıl yapılır sorusunun cevabı; eşlerin tabi olduğu mal rejimine, malların ne zaman ve hangi kaynakla edinildiğine, kişisel mal olup olmadığına ve eşlerin birbirlerinin mallarına yaptığı katkılara göre değişir. Bu nedenle yalnızca tapunun veya aracın kimin adına kayıtlı olduğuna bakılarak mal paylaşımı konusunda kesin bir sonuca varılması doğru değildir.
Boşanmada Mal Paylaşımı Nedir?
Mal paylaşımı, evlilik süresince eşler arasında uygulanan mal rejiminin sona ermesinden sonra malvarlığı değerlerinin kanundaki kurallara göre tasfiye edilmesidir.
Türk Medeni Kanunu’na göre eşler arasında kural olarak edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Eşler isterlerse kanunda belirtilen sınırlar içinde başka bir mal rejimini mal rejimi sözleşmesiyle kabul edebilirler.
Boşanmada mal paylaşımı, her malın fiziksel olarak ikiye bölünmesi anlamına gelmez. Eşlerin edinilmiş malları ve kişisel malları belirlenir, ilgili borçlar ve alacaklar değerlendirilir ve tasfiye sonucunda katılma alacağı ortaya çıkabilir.
Edinilmiş Mal Nedir?
Edinilmiş mal, eşlerden her birinin mal rejiminin devamı sırasında karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değeridir.
Evlilik süresince çalışmanın karşılığı olarak elde edilen gelirler, bu gelirlerle alınan bazı taşınır veya taşınmazlar, sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumlarının yaptığı bazı ödemeler ve edinilmiş malların yerine geçen değerler edinilmiş mal kapsamında değerlendirilebilir.
Örneğin evlilik içerisinde çalışılarak elde edilen gelirle alınan bir otomobil veya taşınmaz, olayın özelliklerine göre edinilmiş mal niteliğinde olabilir. Malın yalnızca eşlerden birinin adına kayıtlı olması, tek başına diğer eşin mal rejiminden kaynaklanan alacak hakkını ortadan kaldırmaz.
Kişisel Mallar Hangileridir?
Türk Medeni Kanunu bazı malları kişisel mal olarak kabul etmektedir. Eşlerden birinin yalnızca kişisel kullanımına yarayan eşyalar, mal rejiminin başlangıcında zaten o eşe ait bulunan mallar, miras yoluyla veya başka bir karşılıksız kazanmayla elde edilen değerler ve manevi tazminat alacakları temel kişisel mal örnekleridir.
Bu nedenle evlilikten önce kişinin adına kayıtlı bulunan bir ev kural olarak doğrudan paylaşılacak edinilmiş mal olarak değerlendirilmez. Aynı şekilde evlilik sırasında miras kalan bir taşınmaz da genel olarak kişisel maldır.
Ancak kişisel mal ile edinilmiş mal arasındaki para hareketleri, kredi ödemeleri veya diğer eşin yaptığı katkılar nedeniyle ayrıca değer artış payı veya denkleştirme gibi talepler gündeme gelebilir.
Evlilikte Alınan Mallar Yarı Yarıya mı Paylaşılır?
“Evlilikte alınan bütün malların yarısı diğer eşindir” şeklindeki ifade teknik olarak doğru değildir.
Edinilmiş mallara katılma rejiminde önce eşlerin kişisel ve edinilmiş malları ayrılır. Daha sonra edinilmiş mallarla ilgili borçlar ve kanunda öngörülen diğer hesaplamalar dikkate alınarak artık değer belirlenir.
Kanuna göre eşlerden her biri, kural olarak diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibidir. Tarafların karşılıklı alacakları daha sonra takas edilir.
Dolayısıyla sistem, tapudaki her taşınmazın doğrudan yüzde 50’sinin diğer eşe geçirilmesi şeklinde işlemez. Çoğu durumda ortaya çıkan hak bir katılma alacağı niteliğindedir.
Boşanma Davası Açılınca Mal Rejimi Ne Zaman Sona Erer?
Boşanma kararı verilmesi hâlinde edinilmiş mallara katılma rejimi, kanuna göre boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olmak üzere sona erer.
Bu tarih önemlidir. Çünkü hangi malvarlığı değerlerinin mal rejimi içerisinde değerlendirileceğinin belirlenmesinde boşanma davasının açıldığı tarih etkili olabilir.
Bu nedenle eşlerin malvarlığındaki değişikliklerin, taşınmaz ve araç devirlerinin, banka hareketlerinin ve diğer ekonomik işlemlerin tarihleri mal paylaşımı incelemesinde önem taşır.
Eşlerden Biri Malını Başkasına Devrederse Ne Olur?
Boşanma öncesinde malvarlığının diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla elden çıkarılması bazı durumlarda tasfiye hesabını etkilemektedir.
Türk Medeni Kanunu, mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içerisinde diğer eşin rızası olmadan olağan hediyeler dışında yapılan bazı karşılıksız kazandırmalar ile diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla gerçekleştirilen bazı devirlerin edinilmiş mallara değer olarak eklenmesini düzenlemektedir.
Bu nedenle boşanma öncesinde bir taşınmazın veya başka bir malvarlığı değerinin üçüncü kişiye devredilmiş olması, her durumda o değerin mal paylaşımı hesabının tamamen dışında kalacağı anlamına gelmez.
Değer Artış Payı Alacağı Nedir?
Eşlerden biri diğer eşe ait bir malın alınmasına, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılık almadan ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuş olabilir.
Bu durumda Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen şartların bulunması hâlinde tasfiye sırasında değer artış payı alacağı gündeme gelebilir.
Örneğin eşlerden birinin kişisel malı niteliğindeki bir taşınmazın kredi ödemelerine diğer eşin katkıda bulunması veya taşınmazın değerini artıran önemli masrafların karşılanması gibi durumlarda katkının kaynağı ve miktarı ayrıca incelenebilir.
Mal Paylaşımında Malların Değeri Nasıl Belirlenir?
Mal rejiminin tasfiyesinde kural olarak malların sürüm değeri esas alınır. Kanun ayrıca mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş malların tasfiye anındaki değerlerinin dikkate alınacağını düzenlemektedir.
Bu nedenle yıllar önce satın alınan bir taşınmazın yalnızca eski satın alma fiyatına bakılarak hesaplama yapılması doğru olmayabilir. Taşınmaz, araç, şirket hissesi veya diğer malvarlığı değerlerinin niteliğine göre bilirkişi incelemesi ve güncel değer tespiti gündeme gelebilir.
2002 Yılından Önce Evlenenlerde Mal Paylaşımı Nasıl Olur?
Bu konu ayrıca dikkat gerektirir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe girmiş ve edinilmiş mallara katılma rejimi yasal mal rejimi olmuştur.
Bu tarihten önce evlenmiş kişiler bakımından ise evliliğin tamamına otomatik olarak aynı rejimin uygulanması doğru olmayabilir. Eşler başka bir seçim yapmamışsa, edinilmiş mallara katılma rejimi genel olarak 1 Ocak 2002 tarihinden sonraki dönem bakımından önem taşır. Daha önceki dönemin tasfiyesi ise önceki rejimin hükümlerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle uzun süreli ve 2002 öncesine uzanan evliliklerde mal paylaşımı hesabı daha ayrıntılı olabilir.
Mal Paylaşımı Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan davalar aile hukukuna ilişkin olduğundan görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde ilgili dava ve işlere bu görevle belirlenen Asliye Hukuk Mahkemesi bakabilir.
Yetkili mahkeme bakımından ise boşanma nedeniyle mal rejiminin sona erdiği durumlarda Türk Medeni Kanunu’nun mal rejiminin tasfiyesine ilişkin özel yetki hükümleri dikkate alınır.
Boşanmada Mal Paylaşımı Hakkında Sık Sorulan Sorular
Evlilikten önce alınan ev paylaşılır mı?
Evlilikten önce eşlerden birine ait olan mal kural olarak kişisel maldır. Ancak evlilik döneminde yapılan ödemeler veya diğer eşin katkıları nedeniyle farklı alacak talepleri gündeme gelebilir.
Miras kalan ev boşanmada paylaşılır mı?
Miras yoluyla elde edilen malvarlığı değerleri kural olarak kişisel maldır. Bununla birlikte kişisel malların gelirleri ve mallar arasındaki ekonomik ilişkiler ayrıca değerlendirilmelidir.
Tapu sadece eşimin adına, yine de hakkım olabilir mi?
Evet. Tapunun yalnızca bir eş adına olması, edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan alacak hakkının bulunmadığı anlamına gelmez. Malın edinildiği tarih ve finansman kaynağı önemlidir.
Boşanma davasından sonra alınan mal paylaşılır mı?
Boşanmaya karar verilmesi hâlinde mal rejimi dava tarihinden itibaren sona ermiş kabul edildiğinden, dava tarihinden sonraki edinimler bakımından durum farklı değerlendirilir.
Sonuç
Boşanmada mal paylaşımı, yalnızca malların kimin adına kayıtlı olduğuna bakılarak yapılan basit bir yarı yarıya bölüşüm değildir. Öncelikle eşlerin hangi mal rejimine tabi olduğu belirlenmeli; edinilmiş mallar ile kişisel mallar ayrılmalı; borçlar, katkılar, değer artış payları ve tasfiye sırasında dikkate alınması gereken diğer unsurlar değerlendirilmelidir.
Özellikle evlilikten önce alınan mallar, miras yoluyla elde edilen malvarlığı değerleri, krediyle alınmış taşınmazlar ve boşanmadan önce gerçekleştirilen devirler mal paylaşımı hesabını etkileyebilir. Bu nedenle her mal rejimi tasfiyesinin somut evlilik ve malvarlığı yapısı üzerinden ayrıca değerlendirilmesi önemlidir.