Yaralanmalı trafik kazasında sigorta şirketi tazminatı ödemezse öncelikle ret gerekçesi incelenmeli, başvuruda eksik belge bulunup bulunmadığı kontrol edilmeli ve tazminat hesabının doğruluğu değerlendirilmelidir. Sigorta şirketinin talebi reddetmesi, eksik ödeme yapması veya yasal sürede cevap vermemesi durumunda Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir ya da tazminat davası açılabilir. Ancak başvurulacak hukuki yol, talep edilen zarar türüne, sigorta teminatına ve mevcut delillere göre belirlenmelidir.
Trafik kazası nedeniyle yaralanan kişiler, geçici veya sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi zararlarının karşılanmasını isteyebilir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, bu taleplerin hukuki dayanaklarını oluşturur. Bununla birlikte sigorta şirketinin sorumluluğu, kazadaki hukuki sorumluluk durumu ve poliçe teminatıyla sınırlıdır. Dolayısıyla her tazminat talebinin reddedilmesi hukuka aykırı olmadığı gibi sigortacının verdiği her ret kararı da kesin ve tartışılmaz değildir.

Sigorta Şirketinin Yaralanma Tazminatını Reddetme Gerekçeleri Nelerdir?
Sigorta şirketi, yaralanmalı trafik kazası tazminatını kusur durumunun talebi desteklememesi, yaralanma ile kaza arasında bağlantı kurulamaması, sağlık raporlarının yetersizliği veya talebin sigorta teminatı dışında kalması gibi gerekçelerle reddedebilir. Ayrıca gerekli belgelerin sunulmaması, tazminatın daha önce karşılanmış olması veya zamanaşımı itirazı da uyuşmazlığa neden olabilir. Ancak ret gerekçesinin hukuken geçerli olup olmadığı somut olayın koşullarına göre değerlendirilmelidir.
Kusur oranı ve kazayla yaralanma arasındaki bağlantı, ret kararlarında önem taşıyan konulardır. Sigorta şirketi, sigortalı araç işleteninin kazadan sorumlu olmadığını veya talep edilen bedensel zararın trafik kazasından kaynaklanmadığını ileri sürebilir. Özellikle daha önce mevcut olan sağlık sorunlarının kazaya bağlı kalıcı yaralanmalardan ayrılması gerekebilir. Bu durumda kaza tespit tutanağı, sağlık kayıtları ve teknik raporlar birlikte incelenmelidir.
Sürekli iş göremezlik tazminatında ise sağlık kurulu raporunun ilgili mevzuata uygun olmaması veya kalıcı bedensel kaybın yeterince ortaya konulamaması uyuşmazlık yaratabilir. Bununla birlikte rapor eksikliği nedeniyle başvurunun tamamlanmasının istenmesi ile tazminat hakkının kesin olarak reddedilmesi aynı değildir. Eksik belgelerin tamamlanması veya yeni tıbbi değerlendirme yapılmasıyla başvurunun yeniden incelenmesi mümkün olabilir.
Sigorta şirketinin sorumluluğu değerlendirilirken teminat kapsamı da dikkate alınır. Zorunlu trafik sigortası, hukuki şartları taşıyan bedensel zararları poliçe limitleri içerisinde karşılayabilir. Ancak manevi tazminat talepleri kural olarak zorunlu trafik sigortası kapsamında değildir. Ayrıca Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesi kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda bulunan sağlık hizmet bedelleri, sigortacıya yöneltilecek diğer maddi tazminat taleplerinden ayrı değerlendirilmelidir.
Ret Kararına Karşı Hangi Rapor ve Belgelerle İtiraz Edilebilir?
Sigorta şirketinin ret kararına karşı trafik kazasının oluş şeklini, yaralanmanın niteliğini, kalıcı veya geçici çalışma gücü kaybını ve ekonomik zararı gösteren belgelerle itiraz edilebilir. Özellikle sağlık kurulu raporları, hastane kayıtları, kusur değerlendirmeleri ve gelir belgeleri, ret gerekçesindeki eksikliklerin ortaya konulmasında önem taşır. İtirazın yalnızca tazminatın ödenmesi gerektiği yönündeki beyana değil, somut delillere dayanması gerekir.
Ret kararının yeniden değerlendirilmesi veya hukuki başvuru yapılması sırasında kullanılabilecek başlıca belgeler şunlardır:
- Trafik kazası tespit tutanağı: Kazanın oluş şeklini ve tarafları gösterir.
- Sağlık kurulu raporu: Kazaya bağlı kalıcı bedensel kaybın belirlenmesini sağlar.
- Epikriz ve tedavi kayıtları: Yaralanmanın niteliğini, uygulanan tedavileri ve iyileşme sürecini ortaya koyar.
- Adli muayene ve görüntüleme raporları: Yaralanmanın tıbbi değerlendirmesini destekler.
- Kusur bilirkişi raporu: Kazadaki sorumluluk durumuna ilişkin teknik değerlendirme içerir.
- Gelir ve çalışma belgeleri: Geçici veya sürekli iş göremezlikten kaynaklanan ekonomik zararın hesaplanmasına yardımcı olur.
- Sigorta başvurusu ve ret yazısı: Hangi taleplerin hangi gerekçeyle karşılanmadığını gösterir.
Kalıcı iş göremezlik oranına ilişkin uyuşmazlıklarda, raporun kaza tarihinde uygulanması gereken mevzuata uygun hazırlanmış olması önemlidir. Farklı sağlık raporlarında çelişkili değerlendirmeler bulunması veya kazaya bağlı yaralanmaların eksik incelendiğinin düşünülmesi durumunda yeni bir tıbbi değerlendirme talep edilebilir. Mahkeme veya tahkim incelemesi sırasında da gerekli görülürse uzman raporlarından yararlanılabilir.
Sigorta şirketi eksik ödeme yapmışsa yalnızca ret gerekçesinin değil, ödeme hesabının da incelenmesi gerekir. Maluliyet oranının, gelir bilgilerinin veya kusur oranının hatalı değerlendirilmesi tazminat miktarını etkileyebilir. Bu nedenle yapılan ödemenin hangi zarar kalemlerini karşıladığı ve geriye talep edilebilir bir zarar kalıp kalmadığı belirlenmelidir.

Sigorta Tahkimi ile Tazminat Davası Arasında Nasıl Seçim Yapılır?
Sigorta tahkimi ile tazminat davası arasındaki seçim, uyuşmazlığın kapsamına, mevcut delillere, talebin yöneltileceği kişilere ve başvuru sahibinin hukuki durumuna göre yapılmalıdır. Sigorta Tahkim Komisyonu, sigorta şirketiyle yaşanan uyuşmazlıkların özel bir başvuru usulüyle çözümlenmesini sağlar. Tazminat davasında ise mahkeme, tarafların sorumluluğunu ve zararın kapsamını yargılama yoluyla değerlendirir. Her iki yöntemin uygulanma şartları ve kararlarına karşı başvuru yolları farklıdır.
Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilmesi için öncelikle sigorta şirketine yazılı başvuru yapılmış olması gerekir. Sigortacının talebi reddetmesi, eksik karşılaması veya trafik sigortasında 15 gün içerisinde yazılı cevap vermemesi hâlinde tahkim yoluna gidilebilir. Komisyon, başvuruyu usul yönünden inceledikten sonra gerekli şartları taşıyan uyuşmazlıkları sigorta hakemlerine iletir. Hakemler, sunulan belgeler ve gerektiğinde yapılan uzman incelemeleri üzerinden karar verir.
Tazminat davası ise sigorta şirketinin yanı sıra kazadan sorumlu sürücü ve araç işletenine karşı da talepte bulunulması gereken durumlarda değerlendirilebilir. Sigortacıya karşı açılan davalarda kural olarak asliye ticaret mahkemesi görevliyken yalnızca sürücü ve işletene karşı haksız fiile dayanan davalarda asliye hukuk mahkemesi görevli olabilir. Birden fazla kişiye karşı birlikte dava açılması planlanıyorsa görevli mahkeme ve uygulanacak dava şartları ayrıca incelenmelidir.
Sigorta tahkiminin tercih edilmesinde başvurunun usulü, uyuşmazlığın niteliği ve hakem kararlarına karşı kullanılabilecek itiraz yolları dikkate alınmalıdır. Aynı uyuşmazlığın mahkemeye taşınmış olması, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulmasına engel oluşturabilir. Bu nedenle tahkim ve dava yolları birbirinin yerine sınırsız biçimde kullanılabilecek yöntemler olarak değerlendirilmemelidir. Özellikle yüksek tutarlı veya birden fazla sorumlunun bulunduğu uyuşmazlıklarda hukuki yolun baştan belirlenmesi önem taşır.
Sigorta Başvurusu ve Hukuki Başvurularda Hangi Süreler Kontrol Edilmelidir?
Yaralanmalı trafik kazasında sigorta ve hukuki başvuru süreleri değerlendirilirken sigortacının cevap süresi, belgelerin tamamlanmasından sonraki ödeme süresi ve tazminat talebine ilişkin zamanaşımı birlikte kontrol edilmelidir. Bu süreler farklı hukuki amaçlara hizmet eder. Özellikle sigorta şirketinin cevap vermesini beklemek, tazminat hakkına ilişkin bütün kanuni sürelerin kendiliğinden yeniden başlayacağı anlamına gelmez.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesine göre, sigorta şirketinin yazılı başvuruya 15 gün içerisinde cevap vermemesi veya verilen cevabın talebi karşılamaması nedeniyle uyuşmazlık bulunması hâlinde dava veya tahkim yoluna başvurulabilir. Kanun’un 99. maddesinde ise sigortacının genel şartlarda belirtilen belgelerin iletilmesinden itibaren sekiz iş günü içerisinde teminat kapsamında kalan tazminatı ödeme yükümlülüğü düzenlenmiştir. Bu nedenle 15 günlük cevap süresi ile sekiz iş günlük ödeme süresi birbirinden ayrılmalıdır.
Tazminat taleplerinde zamanaşımı bakımından Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesi uygulanır. Buna göre maddi tazminat talepleri, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde kaza tarihinden itibaren on yıl içerisinde zamanaşımına uğrar. Ancak kazaya neden olan fiilin suç oluşturması ve ceza kanununda daha uzun süre öngörülmesi hâlinde uzamış zamanaşımı uygulanabilir. Sürekli iş göremezlik zararının sonradan belirlenmesi gibi durumlarda öğrenme tarihinin ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.
Sigorta şirketinin ödeme yapmaması veya eksik ödeme sonrasında hukuki yollara başvurulması planlanıyorsa önceki başvuruların tarihleri, şirketin cevapları ve varsa sulh veya ibra belgeleri birlikte incelenmelidir. Tahkim kararlarına karşı itiraz süreleri de başvuru tarihinde geçerli kurallara göre takip edilmelidir. Bu nedenle ret veya eksik ödeme sonrasında izlenecek yol belirlenirken yalnızca hesaplanan tazminat miktarına değil, usule ilişkin şartlara ve hak kaybına neden olabilecek sürelere de dikkat edilmelidir.
Neden Arın Hukuk?
Özel Değerlendirme
Her dosya kendi koşullarına göre ele alınır.
Açık İletişim
Süreç boyunca anlaşılır bilgilendirme yapılır.
Planlı Hukuki Yaklaşım
Hukuki süreçler somut koşullara göre planlanır.